Aktiviteler Öneriler

Troya Yılı 2018 Hakkında Her Şey

Troya, Çanakkale’de başlayıp tüm dünyaya yayılan ve yüzyıllar boyunca birbirinden farklı medeniyetlere ışık tutan bir destanın tek kelimelik karşılığı. 1998 yılından bu yana UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5 bin yıllık antik kent, 2018 yılı itibariyle küresel ölçekte farkındalık yaratmaya hazırlanıyor. Hakkında nice kitaplar yazılan, filmler çekilen ve efsanesi hala kuşaktan kuşağa aktarılmakta olan Troya, UNESCO tarafından tanınmasının 20. yılında gerçek bir kültür ve sanat şölenine de ev sahipliği yapıyor.

Troya Antik Kenti Nerede?

Çanakkale il merkezine 30 kilometre kadar mesafede yer alan Troya Antik Kenti, deniz kıyısından da yaklaşık 4,5 kilometre içeride bulunuyor. Antik kent, Tevfikiye Köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Ören yeri ve milli park olmak üzere bölümlere ayrılan Troya, ikonik hale gelen ve Troya Savaşı’nın kaderini belirleyen “tahta at” sembolü ile tüm dünyada biliniyor. Antik kentin girişinde yapımı süren Troya Müzesi’nin de inşaat çalışmaları halen devam ediyor.

Troya Yılı 2018’in Önemi

Troya’yı bugünün en değerli kültür varlıklarından biri yapan, ünlü tarihçi Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarında anlattığı Troya Savaşı’nın bu topraklarda yaşanması. Troya Savaşı, dünya üzerinde tüm kıtalara ve tüm kitaplara yayılan ender savaşlardan biri. Bu savaşın, dünya tarihinin seyrini değiştirdiğine inanılıyor. Dünyaca ünlü sanatçıların birçoğu da, Yunanistan’dan gelen savaşçıların Troya’yı kuşatmasından ilham almış ve bunu ölümsüz eserlerinde işlemiş durumda. Antik şehir tam 10 katmandan izler taşıyor ve tarihi Tunç Çağı’na kadar uzanıyor. Tarihi Milattan Önce 3000 yılına kadar uzanan antik kent; tarih dönemleri içerisinde Greklerin, Romalıların ve Bizanslıların da yuvası olma özelliği taşıyor. Troya, hem deniz baskınlarından korunacak kadar güvenli, hem de deniz ticaretinden faydalanacak kadar ideal bir konumda bulunuyor. Troya’nın kültür, sanat ve tarih ile ilişkileri bu kadar güçlüyken; Çanakkale için bu dünyaca ünlü markayı yönetmek turizm açısından büyük öneme sahip. Bu sayede hem Çanakkale otelleri hem de şehirdeki birçok diğer turistik nokta yoğun ilgi görmeyi bekliyor.

Troya Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne adını yazdırışının 20. yılı şerefine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2018 yılı “Troya Yılı” olarak ilan edildi. 2018 Troya Yılı süresinde çeşitli kültür, sanat, bilim ve spor etkinliklerinin yanı sıra uluslararası işbirlikleri de gerçekleşecek. 2018 Troya Yılı boyunca bölgenin kültürel değerleri, tarihi mekanları ve tüm doğal güzelliklerinin, dünyanın en eski antik yerleşimlerinden biri olma özelliğini taşıyan Troya Antik Kenti ve diğer tarihsel önemi olan yerlerin tanıtımı olacak. Tarihi Milattan Önce 3000’li yıllara kadar uzanan Troya Antik Kenti’nin uluslararası çaptaki ünü de yadsınamaz bir gerçek. Homeros’un İlyada Destanı ile birlikte Troya Destanı da kültürel değerlerimiz arasında ilk sıralarda geliyor. Böylesine köklü bir geçmişi olan Troya’yı keşfetmek, çevresindeki kültürel mirasları tanımak için Troya Yılı 2018 etkinliklerine katılabilirsiniz.

Troya Yılı 2018 Etkinlikleri Neler?

Troya Yılı kapsamında planlanan etkinlikler içerisinde en önemlisi, inşaati sürmekte olan Troya Müzesi’nin ziyarete açılması. 2018 yılı içerisinde bu hedefi gerçekleştirmek için çalışmalar devam ediyor. Müzede neolitik, kalkolitik ve Helenistik dönemlere ait kültür varlıklarının sergilenmesinin yanı sıra; dokunmatik ekranla ve ışık oyunlarıyla üç boyutlu anlatımların yapılması da hedefleniyor. Yerel dansçılar tarafından sergilenen ve Troya destanını anlatan bir dans gösterisinin Türkiye turnesine çıkması da, yine hedeflenen projeler arasında gösteriliyor.

Troya Yılı 2018 kapsamında sergiler, turnuvalar, yarışlar ve dünyanın başka kentlerine ziyaretler de hedefleniyor. Şu ana kadar hem Çanakkale’de hem de diğer kentlerde 100’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirilmiş ve Troya ruhu dört bir yanı sarmış durumda. Troya Yılı 2018 için yaklaşan başlıca etkinlikler tarih sıralamasına göre aşağıdaki gibi:

  • Homeros Okumaları, 16 Ağustos, Çanakkale
  • Pekin Kitap Fuarında Troya Özel Konsepti, 22 Ağustos, Pekin
  • 2018 Troya Yılı Uluslararası Kitesurf Yarışları, 25 Ağustos, Çanakkale
  • 2018 Troya Yılı Uluslararası Satranç Turnuvası, 28 Eylül, Çanakkale
  • “Truva Atı” Kısa Film Festivali, 3 Ekim, Çanakkale
  • Uluslararası Troya Köşesi ve Bölge Tanıtımı, 4 Ekim, Taşkent
  • Troya Oratoryosu, 6 Ekim, Ankara
  • Troya Köşesi ve Bölge Tanıtımı, 10 Ekim, Rimini
  • Frankfurt Kitap Fuarında Troya Özel Konsepti, 10 Ekim, Frankfurt
  • Tarihi Alan Maratonu, 12 Ekim, Çanakkale
  • Marmara Denizi Çevre Kültürleri Sempozyumu, 15 Ekim, Çanakkale
  • Uluslararası Troya Seramik Festivali, 16 Ekim, Çanakkale
  • Troya’dan Çanakkale’ye İnsanın, İnancın ve Mekanın İnşası, 25 Ekim, Çanakkale
  • Elektra Tiyatro Oyunu, 16 Kasım, Çanakkale

Troya Müzesi Açılıyor!

Yaklaşık 100 dönüm; 10 bin metrekarelik bir alanı kaplayacak olan Troya Müzesi, 2018 Troya Yılı kapsamında Troya Ören Yeri Girişi’nde açılacak. Dünyanın önde gelen çağdaş arkeoloji müzeleri listesine girme konusunda iddialı olan Troya Müzesi’nin mimari projesi ise saygın jüri üyelerinden oluşan heyet tarafından 150’yi geçkin proje arasından seçildi. Uluslararası çapta farkındalık yaratmak, kültürel miraslara sahip çıkmak ve 5000 yıllık bir tarihe ışık tutmak için hayata geçirilecek en önemli projelerden biri olan Troya Müzesi sayesinde Doğu ve Batı kültürleri Çanakkale’de buluşacak.

Sergi salonunun toplamda 3000 metrekarelik bir alanı kaplayacağı Troya Müzesi’nde yaklaşık iki bin adet eser ziyaretçisiyle buluşacak. Altınlar, cam bilezikler, metal kaplar, pişmiş toprak koku şişeleri, balta ve kesiciler, lahit, heykel, yazıt, mil taşı, sunak, toprak seramikler ve gözyaşı şişeleri gibi çok sayıda tarihi eşya ve eseri görmek mümkün olacak.

7 farklı kategoriye ayrılmış olacak müzede 7 ayrı dönemin hikayesine tanıklık edeceksiniz: Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya Savaşı, Antik Dönemde Troas ve İlion, Doğu Roma ve Osmanlı Dönemi, Arkeoloji Tarihçesi, Troya’nın İzleri. İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’nden Homeros betimli sikkeler ve Homeros büstü başta olmak üzere Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden de Troya kökenli 24 parça altın takı da Troya Müzesi’nde sergilenecek. Müzede sergilenen kültürel hazinelerin en iyi şekilde ziyaretçilere sunulması için görsel ve videolarla da interaktif bir müzeye dönüştürülmesi adına çalışmalar yapılacak. Görsel ve metin panolarının olacağı Troya Müzesi’nde diorama ve animasyonlar da olacak. Troya Savaşı Diaroması ile Troas temalı interaktif film ve Troya Şehri’nin simülasyonunun da olacağı müzede Sikkeler temalı interaktif bir düzenek de yer alacak.

2018 Troya Yılı Boyunca Ulusal ve Küresel Ölçekli Etkinlikler Düzenleniyor

Hem Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık hem de Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Çanakkale Valiliği’nin himayesinde global ölçekte Troya Antik Kenti ve çevresindeki kültürel ve tarihi mirasların tanıtımı adına devrim niteliğinde olan 2018 Troya Yılı kapsamında kültür ve turizm etkinlikleri de düzenlenecek. Troya’nın adını, geçmişini, değerlerini tüm dünyaya duyuran 2018 Troya Yılı ile ülkemizin önde gelen sosyal medya fenomen ve bloggerları, basın mensupları, turizm ve gezi yazarları, seyahat acenteleri Çanakkale’de ağırlanacak. Böylelikle 2018 Troya Yılı kapsamında gerçekleşecek olan etkinlikler daha hızlı bir şekilde global çapta üne kavuşacak.

2018 Troya Yılı çerçevesinde;

  • Uluslararası Homeros Edebiyat Festivali Yazarlar Buluşması
  • Uluslararası Troya Çocuk Halk Dansları Festivali
  • Uluslararası Çanakkale Bisiklet Festivali
  • Uluslararası Troya Kazı ve Araştırma Arkeometri Sempozyumu
  • Dünyaca ünlü Dostluk ve Barış Rallisi Europa – Orient Rallye
  • Cem Karabay Guinnes Rekoru
  • Açık Su Yarışı
  • Truva Kardeleni ve Truva Bitkileri Çalıştayı
  • Çanakkale Proje Pazarı
  • Sokak Futbolu Turnuvası
  • Gelibolu Triatlonu
  • Troya Düşler Ülkesi Sergisi
  • Homeros Okumaları
  • Troya Yemekleri Festivali
  • Troya Atı Kısa Film Festivali
  • Motor ve Yelken Yarışları
  • Resim ve Fotoğraf Sergileri
  • Müzik Dinletileri vb. etkinliklerin bir kısmı gerçekleştirilmiş olmakla birlikte yıl sonuna kadar devam edecek çok sayıda bilim, kültür ve sanat etkinlikleri de bulunuyor.

Troya Çevresinde Görülmesi Gereken Yerler

Troya Yılı 2018 etkinliklerinin sadece Troya ve Çanakkale otelleri için değil, şehirdeki diğer turistik noktalar için de büyük çekim yaratması kaçınılmaz. Çanakkale’ye kadar gelmişken, tarih ile bugünün buluştuğu bu güzel şehirde mutlaka görülmesi gereken başlıca lokasyonlar aşağıdaki gibi:

Tarihi Gelibolu Yarımadası

Troya, Çanakkale topraklarında yaşanan tek destan değil elbette ki Gelibolu’nun tarihi de bir o kadar eskilere dayanıyor. Gelenlerin bir daha ayrılmak istemediği yarımadanın gün doğumları ve gün batımları, inanılmaz anlara şahit olmak isteyenlerin ilk tercihlerinden biri oluyor. Havasına, suyuna ve samimi insanlarına hayran kalacağınız Gelibolu Yarımadası’nda mutlaka görülmesi gereken ilk yer Çanakkale Şehitler Abidesi olmalı. Milli birlik ve beraberlik ruhunu iliklerinize kadar hissedeceğiniz bu maneviyat yüklü yerde duygulanmamak elde değil. Anlatılanları dinlerken bile tüylerinizin diken diken olduğunu göreceğiniz bu alanda mümkün olduğunca uzun zaman geçirmelisiniz. Mavi ve yeşilin eşsiz uyumunu gözler önüne yarımadanın adım attığınız her yeri buram buram tarih kokuyor. En az 1 gününüzü ayırmanız gereken gezi durakları ise; Gelibolu Kalesi, Namazgah, Gelibolu Mevlevihanesi, Bayraklı Baba Türbesi ve Hallac-ı Mansur. Bol bol fotoğraf çekeceğiniz, anlatılanları bir an önce kayıt altına almak için kameralarınıza sarılacağınız Gelibolu’da tüm bu yerleri gördükten sonra Gelibolu Savaş Müzesi ve Piri Reis Müzesi’ni gezmelisiniz. Günün yorgunluğunu atmak ve biraz da deniz, kum, güneşin tadını çıkarmak için Gelibolu’nun en güzel plajı olarak kabul edilen Hamzakoy Plajı’nda güneşlenebilir, şahane gün batımları için Saros Körfezi’ne uğrayabilirsiniz. Bu alanın yeşil örtülü doğasına hayran kalacaksınız. Bol bol trekking yapıp, doğanın şefkatli kollarında huzur bulacağınız Saros Körfezi’nin görkemli görüntüsüne kendinizi kaptıracağınızın garantisini veriyoruz.

☎️ FİYATLARI İNCELE

Assos (Behramkale)

Çanakkale şehir merkezinin yaklaşık 90 kilometre kadar güneyinde yer alan Assos, Ayvacık ilçesine bağlı şirin bir tatil beldesi. Mitolojik geçmişi, tertemiz havası, denizinin ve doğal güzelliklerinin muhteşem uyumu bu beldenin sık sık yerli ve yabancı turistleri ağırlamasını sağlayan etkenler arasında gösterilebilir. Görenleri kıskandıracak fotoğraf karelerine imza atacağınız Behramkale’de birbirinden güzel efsaneleri de yerel halktan dinlemeye doyamayacaksınız. İlk gezi durağınız Behramkale’nin adını tüm dünyaya duyuran Assos Antik Kenti olmalı. Karşısındaki Midilli Adası’na yaklaşık olarak Milattan Önce 6. yüzyıldan beri selam veren antik kentin heybetli lahitleri ilginizi çekecek. Hele ki birde akşamüstü bu alanı gezerseniz şahane manzara fotoğrafları çekebilirsiniz. Lidya, Pers ve Roma’nın hakimiyetiyle yüzyıllar boyunca önemli konumunu koruyan antik kentten sonra hemen yakınındaki Behramkale Köyü’nü gezebilirsiniz. Sit alanı kabul edilen ve bina yapımına izin verilmeyen köyün taş evleri ve daracık sokaklarını keşfetmek hoşunuza gidebilir. Daha sonrasında soluklanmak için Assos Antik Liman’a gitmelisiniz. Zamanında önemli bir ticaret durağı olarak kullanılan limanın etrafında yer alan mekanlarda denize karşı çayınızı, kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Hatta sevdiklerinize hediyelik eşya almak istiyorsanız araç girişinin yasak olduğu bu alanı turlayarak tek tek küçük dükkanları gezebilirsiniz. Doğa ile iç içe koylarının tadını çıkarmak isterseniz ilk tercihiniz Kadırga Koyu olmalı. Akşamları oldukça serin olan bu koyda mümkünse geç saatlere kadar denizde kalmayın. Yine aynı şekilde deniz, kum, güneş üçlüsünün tadını çıkarmaya devam etmek isterseniz Sokakağzı ismi verilen sahile gelebilirsiniz. Burada mutlaka deniz ürünleri ve yörenin ünlü mantısını tatmalısınız.

☎️ FİYATLARI İNCELE

Kaz Dağları

Mitolojide “İda” olarak bilinen Kaz Dağları, Afrodit hakkında anlatılan meşhur güzellik yarışması efsanesinin de kaynağı. Biga Yarımadası’nın en büyük dağı olan Kaz Dağları, Alpler’den sonra oksijenin en çok olduğu dağlar listesinde 2. sırada yer alıyor. Kış döneminde karlar altında kalan dağı yaz aylarında ise yüzlerce kişi ziyaret ediyor. Eşsiz manzarası ve yüzlerce bitki türüne ev sahipliği yapması dışında nefes darlığı ve astım gibi pek çok solunum yolu hastalıklarına da iyi geldiği savunulan havası nedeniyle son yıllarda yabancı turistlerinde ilgisini çekmeyi başardı. Gez gez bitmeyen dağın çoğu bölümünde sulak alanlar ve şelaleler ile karşılaşacaksınız. Tam anlamıyla ruhunuzu temizleyeceğiniz ve şehrin o kasvetli havasından kurtulacağınız Kaz Dağları’nda trekking yapmaya da bayılacaksınız. Doğa aşıklarının genellikle kamp yaptıkları ve doğanın tazeleyici kollarına kendilerini teslim ettikleri Kaz Dağları aslında Milli Park ilan edildiği için bu alanı gezdikten sonra yakın gezi noktalarına uğrayarak tatilinizi uzatabilirsiniz. Yakın konumda bulunan belde ve köyler yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığı için bolca tarihi doku ile karşılaşabilirsiniz. Yakın civarda bulunan Edremit merkezi ile başlayacağınız gezinize, Edremit ilçeleri ile devam edebilirsiniz. Mutlaka görmelisiniz dediğimiz yerler arasında ise; Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi, Sarıkız Türbesi ve Adatepe Köyü bulunuyor. Edremit’e gelmişken mutlaka Akçay’a da uğrayıp biraz deniz havası alabilirsiniz. Hatta saatinizi ayarlayabilirseniz hemen Akçay sahilde bulunan kafelerde gün batımını çayınızı yudumlarken izleyebilirsiniz.

☎️ FİYATLARI İNCELE

Bozcaada

Çanakkale Boğazı’nın girişindeki bu adayı ziyaret etmeden Çanakkale’den dönmek olmaz. Burası hem antik yerleşimlere hem de cennet plajlara ev sahipliği yapıyor. Sadece tek bir kara bağlantısı bulunan adaya gidebilmek için Ezine Geyikli’ den feribota binmeniz gerekiyor. Bol bol üzüm bağları göreceğiniz ve şarap tadımları yapacağınız Bozcaada’nın tarihi Milattan Önce 3000’li yıllara kadar uzanıyor. Uzunca bir süre Rumlara da ev sahipliği yaptığı için ilk görmeniz gereken yer Rum Mahallesi. Burada yer alan Meryem Ana Kilisesi ve saat kulesini gözlemleyebilirsiniz. Daracık sokakları ve bahçelerinden çiçekler fışkıran evleri ile hayran kalacağınız Rum Mahallesi’nden sonra Bozcaada Müzesi’ne uğrayabilirsiniz. 6000’den fazla eserin sergilendiği müze Türk ve Rum kültürlerini bir arada gözler önüne serdiği için UNESCO’dan iki halkın barışını simgelediği için ödül aldı. Müze içerisinde hediyelik eşya satın alabileceğiniz bir dükkan da bulunuyor. Eğer dilerseniz buradan sevdiklerinize yöresel hediyeliklerden alabilirsiniz. Buradan sonra Yeni Kale, Ayazma Manastırı ve bölgedeki şarap fabrikalarını da gezdikten sonra rotanızı kafa dinlemeye çevirmelisiniz. Hem yeşil hem de mavinin her tonunu göreceğiniz Rüzgâr Gülleri ve Polente Feneri’ne uğramalısınız. Burada hem buram buram deniz kokusu hem de serinletici Çanakkale havasını soluduktan sonra Bozcaada’yı kuş bakışı izlemek için Göztepe’ye gidebilirsiniz. Eğer ayarlayabilirseniz buraya gün batımı için gelmelisiniz. Adanın en yüksek noktası kabul edilen Göztepe, bol bol manzara fotoğrafı çekebileceğiniz ve oldukça hoş anlara şahit olabileceğiniz bir nokta.

☎️ FİYATLARI İNCELE

Apollon Smintheus Tapınağı

Helenistik Dönem’den kalma Apollon Smintheus Tapınağı, Gülpınar beldesindeki vadinin eteklerinde yer alıyor. Tapınak civarında, hala üniversite tarafından yürütülmekte olan arkeolojik kazı çalışmalarına da rastlayabilirsiniz. Tapınağın bu kadar önemli olmasın sebebi meşhur Troya Savaşı’nın resimli bir şekilde frizlerde anlatılmış olmasında geliyor. Nasıl bulunduğu konusuna değinmek gerekirse; 1980 yılına kadar bu tarihi alanın üzerinde bir zeytinyağı fabrikası bulunuyor. Fabrika yıkıldıktan sonra kazı çalışmalarına ağırlık veriliyor ve tam olarak 1982 yılında yavaş yavaş kalıntılara ulaşılmaya başlanıyor. Çıkartılmaya başlanan eserler yine bu bölgede yer alan ikinci bir zeytinyağı fabrikasının müzeye çevrilmesiyle orada muhafaza ediliyor. Neredeyse yarım gününüzü ayırmanız gereken Apollon Smintheus Tapınağı Helenistik Dönem’e ait mimarisi ile ünlenmiş olsa da büyük çoğunluğu hala toprak altında. Şöyle açıklamak gerekirse; 120 metreden oluşan tapınak sütunlarının sadece bir kısmı yeryüzüne çıkarılabilmiştir. 3 ayrı odadan oluşan, 8 uzun ve 14 kısa sütundan oluşan tapınakta lahitler ve vazolarda yer alıyor.  Bol bol fotoğraf çekip, rehber eşliğinde tarihi hakkında daha detaylı bilgi alabileceğiniz Apollon Smintheus Tapınağı’nı detaylı gezmeden bu alandan ayrılmayın.

☎️ FİYATLARI İNCELE

Zeus Altarı

“Zeus Açık Hava Sunağı” olarak da bilinen yer, Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe köyünde bulunuyor. Adak kuyusu olarak tasarlandığı düşünülen bu tarihi eser de Çanakkale görülecekler listesine mutlaka eklenmeli. Hakkında pek çok efsane dolanan Zeus Altarı hakkında en ilginç efsanelerden biri de çok tanrılı dinlerin en güçlü tanrısı Zeus’un bu alana oturup Troya Savaşı’nı izlediği. Doğruluğu bilinmez ancak bu alan gerçekten de hayatınızda görüp görebileceğiniz en iyi manzara seyir noktası. Köyden 700 veya 800 metre toprak bir yolda yürümeniz gerekiyor. Altarın bulunduğu alana geldiğiniz anda da daracık, korumasız 7-8 basamaklı bir merdiven sayesinde manzarayı gören kısma çıkabiliyorsunuz. Oldukça yorucu bir varıştan sonra burada oturup manzarayı izlemek gerçekten paha biçilemez. Ancak yeri gelmişken hemen hatırlatma yapalım, eğer yükseklik korkunuz varsa bu alana çıkmayın. Büyük bir kaya parçası olan Zeus Altarı, etrafında koruma olmayan bir alanı kapsıyor. Hatta anlatılanlara göre bu alanda birçok kişi aşağı düşerek yaralanmış. Çok dikkatli bir şekilde hareket etmeniz gereken Zeus Altarı üzerinden sizi selamlayan manzaraya hayran kalacağınıza eminiz. Hatta öyle bir an gelecek ki fotoğraf çekmeyi dahi unutacaksınız.

☎️ FİYATLARI İNCELE

Gökçeada

Gökçeada ya da diğer adıyla İmroz Adası, Türkiye’nin en büyük adası. Saros Körfezi girişindeki ada; höyükleri, plajları ve kendine özgü mimarisiyle ilk anda göze çarpıyor. Gestaş feribotları ile Kabatepe üzerinden kolaylıkla ulaşım sağlayabileceğiniz Gökçeada’da her bütçeye uygun konaklama tesisi de mevcut. Türkiye’nin en güzel adalarından biri olan Gökçeada, Ege Denizi’nin kuzey kesiminde yer alıyor. Antik Yunan Dönemi’nde İmroz olarak adlandırılan Gökçeada’ya giderseniz, hele bir de rüzgar sörfü ya da uçurtma sörfü (kitesurf) tutkunuysanız ilk durağınız Aydıncık Plajı olmalı. Gökçeada’nın meşhur Rum köylerini gezerek zamanda yolculuğa çıkabilir, kartpostalları kıskandıracak güzellikte kareler yakalayabilirsiniz. Zeytinli, Tepeköy, Eski Bademli, Kaleköy ve Dereköy’ü gezmeden Gökçeada turunuzu sonlandırmamanızı öneriyoruz. Gökçeada merkezine yaklaşık 10 km’lik bir mesafede yer alan Aydıncık Plajı aynı zamanda Kefaloz Plajı olarak da adlandırılıyor. 1200 metre uzunluğundaki plajında deniz, kum, güneş üçlüsünün tadını çıkarabilir, çevresindeki yeme içme mekanlarında yöresel lezzetleri tatma fırsatı bulabilirsiniz. Gökçeada’ya yaklaşık 5 km uzaklıktaki Yıldız Koyu ise tek kelimeyle tatilinizin unutulmaz duraklarından olacak. Su altı dalışı yapılabilecek alanların da olduğu Yıldız Koyu’nu keşfettikten sonra yönünüzü Gökçeada Sualtı Milli Parkı’na çevirebilirsiniz. Kaleköy ve Kuzulimanı arasında yer alan milli parkta deniz kaplumbağası, triton, Akdeniz foku, ispermeçet balinası ve yunusları görebilirsiniz. Dereköy sınırları içerisinde yer alan ve Gökçeada’ya 20 km mesafede konumlanan Laz Koyu’nu da Gökçeada’da gezilecek yerler listenize eklemeyi unutmayın.

☎️ FİYATLARI İNCELE

Parion Antik kenti ve Troya civarındaki köyler

Parion Antik Kenti, Biga ilçesinde Kemer Köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Özellikle burada bulunan antik Roma tiyatrosundan kalan parçalar, hem mimari hem de tarihi olarak incelemeye değer. Çanakkale halkının yöresel yaşantısını gözlemlemenin en güzel yolu, buradaki köyleri ziyaret etmek. Geleneksel ile moderni birleştiren rotanıza Çıplak, Kalafat, Geyikli ve Korubaşı köylerinden başlayabilirsiniz.

☎️ FİYATLARI İNCELE

Troya’ya Nasıl Gidilir?

Troya’ya özel araçla gitmek için Çanakkale-İzmir Karayolu’nun 25. kilometresinde Tevfikiye Köyü yol sapağından dönmek gerekiyor. Bu yönde yapılacak yaklaşık 5 kilometrelik bir yolculuk sonucunda antik şehre ulaşabilirsiniz. Troya ulaşımı için toplu taşıma alternatifleri de mevcut. Çanakkale şehir merkezinden Tevfikiye minibüslerine binerek yarım saatten kısa süre içerisinde bu kültür varlığını ziyaret edebilirsiniz.