Aktiviteler Destinasyon Genel Gezi Rehberi Öneriler Türkiye

HUZUR VE ŞİFANIN MERKEZİ TERMAL OTELLER

Doğal şifa kaynağı denilince akla ilk gelen yerlerden biri olan Termal oteller, huzur ve şifanın kaynağı olarak tanımlanıyor. Türkiye’de kaplıca ve yer altı suları açısından oldukça zengin bir ülke olduğundan dolayı termal havuzlar ve tedavi yöntemleri de oldukça yaygındır. Yoğun tempodan uzaklaşmak, iş stresi, şehir yaşantısının büyüklüğü, günlük yaşamdaki rutinden uzaklaşmak adına hem ruhen hem bedenen rahatlamak için büyük olanaklar sağlıyor. Türkiye Termal anlamda ön sıralarda, termal kaynaklar bakımından dünyada ilk 5’e girmekteyiz. Ülkemize her yıl bu açıdan çok fazla turist çekiyoruz. Elimizdeki kaynakları en verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor ve termal kaynaklarımızdan faydalanmamız gerekiyor.

Sağlık açısından birçok hastalığın tedavisinde etkin rol oynayan termal oteller sağlık turizminin neredeyse bel kemiğini oluşturuyorlar. Ülkemiz şifalı sular açısından son derece zengin ve bu suların bulunduğu bölgelerde çok sayıda termal otel olanakları mevcut bir şekilde hizmet sağlıyor. Hem rahatsızlığı olanların hem de arınmak, dinginlik bulmak amacıyla tercih edilebilir. Şehir yaşantısında ciltte oluşan toz ve toksinlerden arındırılma ihtiyacı ortaya çıkar. Termal su, cildinizi yeniler, nemlendirir ve sizi serinletir. Çeşitli hastalıklardaki tedavilere yardımcı olması açısından olanaklar sağlar ve Türkiye’de daha çok bilinmesi, gidilmesi gereken yerlerden biridir.

Kış aylarının tercihi olarak görülen termaller, her yaş grubuna hitap ediyor. Kendi tesislerinde yer alan sağlık tesisleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleri, danışman doktorları ve hemşireleriyle ziyaretçilerine sağlık turizmi imkanı sunuyor. Başta romatizma olmak üzere kireçlenme, fıtık, böbrek ağrısı gibi birçok rahatsızlığa iyi gelir.

TERMAL SUYUN FAYDALARI

Termal sular tepeden tırnağa pek çok hastalığın destekleyici tedavisinden ön plana çıkar. Bu tedavilerin en başında eklem rahatsızlıkları gelir. Suların içeriğinde mineraller ve sıcaklık seviyeleri hem eklem hem de cilt rahatsızlıklarında etkili sonuçlar alınmasını sağlar. Tıpta ‘termomineral sular’ olarak adlandırılan termal suyun kaplıcada kullanılabilmesi için yer altından çıkan termal su olması, sıcaklığının 20 derece üzerinde bulunması, litresinde ise en az 1 gram mineral bulunması gerekmektedir.

  • Cilt hastalıklarına iyi gelir. Termal suların içerisindeki mineral tuzlar ve elementler mineralli sulardakinden daha fazladır ve her biri cildin doğan dengesine uygun miktarlardadır. Hücre metabolizmasını hızlandırır, çevreden gelen zararlı toksinlerden arındırır ve nemlendirir.
  • Romatizmal hastalıklar. Kireçlenmeye bağlı eklem hastalıkları, yumuşak doku romatizmaları ve bazı romatizmal hastalıklara iyi gelir. Yaralanmalar sonrası oluşan hasarların tedavisi.
  • Böbrek ve idrar yolları rahatsızlıklarına kronik sistit ve kronik böbrek yetmezliği gibi rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı görevi görür.
  • Detox etkisi yaratır. Kaplıca suları rahatlatır, spa görevi görür ve detoks etkisi yaratır. Kan dolaşımını hızlandırdığından dolayı cildi temizler ve yeniler.

  • Kalp dolaşım sistemi hastalıklarına iyi gelir. Kalp yetmezliği, dolaşım bozukluğu, hipertansiyon, arter hastalıkları.
  • Mide bağırsak hastalıkları. Mide hastalıkları, şeker hastalığı (diyabet), şişmanlık (obezite), gut, karaciğer yetmezliği tedavisi.
  • Kadın doğum hastalıkları. Genital organın kronik hastalıkları, kısırlık, ameliyat sonrası hastalıklar, ağrılı ve zor adet görme, genital akıntı.

  • Nörolojik hastalıklar. Omurga hastalıkları, travmatik lezyonlar, inme rehabilitasyonu daha çok romatizmal hastalıklar, genel kas ve yorgunluk ağrıları üzerinde etkili olduğu bilinen kaplıca tedavisinin bir diğer önemli etkisi de yaşam kalitesini yükseltmesi ve yaşantısını aktif sürdürebilmesi için rehabilitasyon sağlamasıdır.
  • Çocuklarda saman nezlesi, astım gibi üst solunum yolu rahatsızlıklarında kaplıca kürlerinden yararlanılmakta iken yaşlılarda yaşlılıklar birlikte ortaya çıkan birçok kronik rahatsızlıkta, örneğin hipertansiyon, kroner kalp rahatsızlığı, diyabet (şeker hastalığı), kronik akciğer hastalığı gibi durumlarda kaplıca kürlerinin olumlu etkileri kanıtlanmıştır.

  • Arınma temizlenmeyle birlikte bünyenin güçlenmesi, hastalıkların kötüleştirici etkilerinden arınmak, psikolojik ve ruhen kendinizi dinlendirmek için kaplıca tedavisi sizlere iyi gelecektir.
  • Kür uygulamaları en az 10 gün, en uygunu 15 gündür. Yine kaplıcalardaki ideal su sıcaklığı 36-38 derecedir ancak bazı durumlarda (çocuklar ve yaşlılar hariç) 40 derecelik banyolar da önerilmektedir.
  • Kaplıcanın ilk günü termal havuz kullanımı 15 dakikadan fazla olmamalı sıcak ve aşırı sıcak havuzlara girilmedir.
  • Aynı gün içerisinde 2 kereden fazla kaplıca kullanılmamalı, tansiyon hastaları mutlaka doktor izni ve önerisi ile kaplıca kullanmalıdır.
  • Hamileler, yeni doğum yapmış olanlar ve astım hastaları da kaplıca kullanmamalıdır.

TERMAL TATİL HAZIRLIĞI ÖNERİLERİ

  • Banyo Kesesi ve seti. Kaplıca sularına girip çıktıkça, cildinizde kuruluklar meydana gelebilir ve bu kurulukları kısa sürede hızlıca gidermek için bavulunuzda orta boy bir vücut losyonu ya da nemlendirici almanız şarttır.
  • Tatil süresince termal sular, kese yaptıkça cilt kuruyacaktır. Bunun için de size yetecek boyda nemlendirici almanız gerekir. Her banyodan ve tedaviden sonra vücudunuza uygulamanız gerekecektir.

  • Havuza girmek için yanınıza birkaç çeşit mayo, bikini ve çıktıktan sonra giymeniz için pareo alabilirsiniz.
  • En önemlilerinden birisi de havuza giderken ve banyolarda kullanmak için gerekli olan terliklerdir.
  • Saç bakım ürünlerinizi de unutmamanız gerekir. Zira kaplıca sularında yer alan mineraller ve bileşenlerden ötürü, saç derisi ve saçlarda kuruluk meydana gelir. Bu nedenle mutlaka saç bakım ürünlerinizi de yanınıza almalısınız.

☎️ TERMAL OTELLERİ İNCELE