Yeşilin, mavinin, huzurun, dinginliğin bir arada olduğu bir ada Heybeliada. Prens adalarının prensesi, masallardan kopup gelmişçesine ütopik güzelliği ile ilk göz göze gelişte kendinizi kaptıracağınız mekânlardan. İstanbul’un kalabalığından ve boğuculuğundan sığınacak bir liman arıyorsanız Heybeliada kapılarını ardına kadar açmış sizi buyur ediyor. Tarih, deniz tuzu ve çam kokusunun birbirine karıştığı sokaklarda tüm ihtişamıyla boy gösteriyor. Adada tarihin derinliklerine yolculuk yapabilir, olağanüstü doğasının tadını çıkarabilirsiniz. Yemyeşil çamlarının gölgelediği yokuşlarında, kendinizi farklı bir zaman diliminde hissedeceğiniz sokaklarında yürüyebilir, bisiklet ve fayton turu yapabilirsiniz. Ayrıca kadrajınıza dünyanın en güzel manzaralarının yansıyacağı bu adada birbirinden güzel fotoğraflar çekebilir, adayı kendi bakış açınızla ölümsüzleştirebilirsiniz.

Heybeliada Büyükada’dan sonra İstanbul adalarının ikinci büyük adası. Adını da heybeye benzeyen tepelerinden almış. Fakat tarih içinde farklı uygarlıklarda birçok farklı isimle anılmış. Mesela Rumlar buraya Rumca bakır manasında olan Halky adını vermişler. Şu an Çam Limanı olarak anılan bölgede zamanında bakır madeni ocakları olduğundan Rumlar adaya bu adı vermiş. Hatta rivayet odur ki Apollon Heykeli buradan çıkan bakırla yapılmış. Her açıdan böylesine dolu bir yeri gezi listelerinizin ilk sıralarına almanızı ve ilk fırsatta ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz. Tatilinizi önceden planlayıp ekonomik anlamda kar etmek isterseniz eğer erken rezervasyon Heybeliada otelleri tam size göre!

Gezilecek Yerler

Aya Yorgi Manastırı: Uçurumun kenarında yer alan bu yapıya Uçurum Manastırı da deniyor. 1500’lü yıllarda yapılan bina o günden bu güne tüm ihtişamıyla yerinde duruyor. Yeşillikler içindeki bu binayı ziyaret ettiğinizde hem kendinizi tarihi bir atmosferde bulabilir hem de doğanın güzelliğinin tadını çıkarabilirsiniz.

Heybeliada Ruhban Okulu: Aslında 9.yüzyılda Aya Triada adıyla inşa edilen bu yapı zamanla Hristiyan din adamı yetiştirme misyonuna bürünmüş. Uzunca bir müddet Rum Ortodoks Ruhban Okulu olarak kullanılmış sonra da kapatılmış. Bugün okulun kütüphanesinde birçok elyazması kitap ve İncil bulunuyor. Konum olarak adaya en hakim noktalarda bulunan okul adeta adanın simgesi olmuş durumda.

Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi: Rum mimarisinin tüm inceliklerini taşıyan yapı kıpkırmızı rengiyle adanın en dikkat çeken mekanlarından. Kilise İsa’nın havarilerinin tasvirine de ev sahipliği yapıyor. Yapı denizcilerin üstadı Nikolas’a ithafen yapılmış. Bunun yanında altın yaldızlı kabartmaları, mermer işleri ve barok mimarisiyle misafirlerine eşsiz kareler sunuyor.

İsmet İnönü Evi Müzesi: Rahatsızlığı sonucu doktorları tarafından temiz hava tavsiye edilen İsmet İnönü Heybeliada’yı seçmiş ve bugün müzeye çevrilen evde inzivaya çekilmiş. Bu müze İsmet İnönü’nün yaşantısının bir bölümüne ışık tutar mahiyette. Bunun yanında Atatürk’ün hediye ettiği mobilyaların da bulunduğu müze sizi bir tarih yolculuğuna çıkarıyor.

Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi: Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar ömrünün 32 yılını bu adada geçirmiş. 2000 yılında müzeye çevrilen yazarın evi bugün hala müze olarak ziyaretçilerini kabul ediyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın mobilyalarının ve özel eşyalarının bulunduğu ev ile yazarın hayatına bir köşeden dahil olma imkanı bulabilirsiniz.

Heybeliada Camii: Eski Rum yerleşim yeri olduğundan dolayı adada çok fazla kilise bulunsa da 1930’lu yıllardan bugüne gelebilmiş tarihi bir cami de bulunuyor.

Değirmenburnu Mesire Yeri: Heybeliada’da piknik yapmak isterseniz yüz dönümlük alan üzerine kurulu bu mesire yerine mutlaka uğramanızı tavsiye ediyoruz. Denize doğru uzanan konumuyla müthiş bir manzaraya da ev sahipliği yapan mekân özellikle bahar aylarında ziyaretçi akınına uğruyor.

Beth Yaakov Sinagogu: 1940’lı yıllarda Heybeliada’da artan Yahudi yazlıkçıların ihtiyacı üzerine yapılmış sinagog, bugün adanın en fazla ziyaretçi çeken tarihi mekanlarından.

Deniz (Bahriye) Lisesi: Vapurdan iner inmez sizi selamlayan bu yapı 1773 yılında denizci yetiştirmek amacıyla kurulmuş. Zaman içerisinde farklı adlarla anılan bu eğitim kurumu yabancı dil ağırlıklı askeri eğitim içeren müfredata sahip. 30 Temmuz 2016’dan bu yana eğitim faaliyetleri dursa da bugün ziyaretçilerine kapısı açık tarihi bir mekan olarak hala ayakta.

Sanatoryum: Cumhuriyet’in ilk yıllarında verem hastalığının tedavisi için açılan Heybeliada Sanatoryum’u mimari olarak İsviçre’de bir sanatoryum baz alınarak inşa edilmiş. Tedavi merkezi olmasının yanı sıra verdiği tıp eğitimiyle yerli ve yabancı birçok doktor yetiştirmiş. 2005’ten bu yana yalnızca kültürel ziyaret merkezi olarak misafirlerini ağırlıyor.

Alman Koyu: Sarp yolu ve dik yokuşlarıyla ulaşımı zor olan Alman Koyu’nu gördüğünüzde çektiğiniz sıkıntıları unutacaksınız. Heybeliada’nın denize girilebilecek en güzel koylarından olan Alman Koyu özellikle gün batımında olağanüstü manzaralara ev sahipliği yapıyor. Siz de Heybeliada’nın tüm doğal güzelliklerinin tadını doyasıya çıkarmak için en az 3-4 gününüzü buraya ayırmalısınız. Hemen şimdi Heybeliada otelleri araştırmanızı yapabilir ve siz de erken rezervasyon fırsatlarından faydalanabilirsiniz.

Yapılacak Aktiviteler

Heybeliada’da yeşilliklerin içinde denize nazır piknik yapabilir, güzel koylarında denize girebilirsiniz. Bunun yanında bisiklet kiralayarak bisiklet turu yapabilirsiniz. Tarihi birçok yapıya da ev sahipliği yapan adada tarihin derinliklerine keyifli bir yolculuk gerçekleştirebilirsiniz.

Yeme İçme

Heybeliada’da iskelenin önünde sıralanmış birçok balıkçı göreceksiniz. Hepsi de en iyi balığı kendilerinin yaptığı konusunda iddialı. Tercih yapmakta zorlanabilirsiniz, bizden söylemesi! Ayrıca çok lezzetli zeytinyağlılar yapan restoranlar da mevcut. Bunun yanında Tadım Dondurmacısı’na mutlaka uğramanızı ve özellikle sakızlı dondurmasını tatmanızı tavsiye ediyoruz. Adaya özgü bir lezzet olan Ada Ponçiği de tadılması gereken bir diğer lezzet.

Konaklama

Maalesef Heybeliada’da çok fazla konaklama seçeneği yok. Fakat Heybeliada otelleri çoğunlukla deniz ve orman manzarasını görebileceğiniz şekilde konumlanmış. Heybeliada’ya gelenler genellikle tek gece kaldıklarından pansiyonları tercih etseler de adadaki otel ve pansiyonlar arasındaki fiyat farkı çok da fazla değil. Bu güzel odada otantik bir deneyim için tercih edebileceğiniz bir otel olan Köşk Orman Butik Otel’den hiç ayrılmak istemeyeceğinize eminiz.

Alışveriş

Adada bulunan birçok mağazadan adaya özgü hediyelikler ve süs eşyaları satın alabilirsiniz. Bu mağazalardaki özellikle seramik figürler sevdikleriniz için hoş bir hediye seçeneği olabilir.

Eğlence ve Gece Hayatı

Adada gece hayatı tam anlamıyla Rum ezgileri ile sarmalanmış durumda. Nostaljik ve romantik bir gece geçirmek isterseniz adadaki mekânlar tam size göre. Hatta hafta sonu giderseniz çeşitli sirtaki eğlencelerine tanık olabilirsiniz. Bunun yanında Halki ve Mavi Restoran mutlaka uğramanız gereken adreslerden.

Ulaşım

Heybeliada’da ulaşım bisiklet ve faytonlarla sağlanıyor. Bunun yanında İstanbul’un iki yakasından da vapur ve motor seferleriyle adaya ulaşabilirsiniz. Heybeliada otelleri arasından seçiminizi yaparken, tesisin ada merkezine yakınlığını da göz önünde bulundurmanızı öneriyoruz.