Öneriler Türkiye

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Tatil Rotaları

Yaz aylarında tatile çıkamadıysanız, yıllık izniniz hala cebinizdeyse müjdemizi isteriz! 2018 yılı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı pazartesi gününe denk gelmekle birlikte 27 Ekim Cumartesi ve 28 Ekim Pazar ile birleştirebilecek olanları 3 günlük dolu dolu bir tatil bekliyor. Hatta yıllık izninizden 1 güncük feda etmeye hazırsanız 26 Ekim Cuma gününü de tatil programınıza dahil ederek 4 günlük bir seyahat bile planlayabilirsiniz. Elbette gezip görmek, tatil yapmak “zevkler ve renkler tartışılmaz” hesabı herkesin isteklerine  göre farklı bir profil çizebiliyor. Biz her zevkten tatilciyi düşünerek 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Tatil Rotaları yazımızı 4 farklı kategoriye ayırdık ve kültür-tarih meraklıları için ayrı, eylül-ekim aylarının limonata gibi havasında deniz, kum, güneş üçlüsünün tadını çıkarmak isteyenler için ayrı, termal kaplıcalarda şifa arayanlar için ayrı ve sonbaharın bin bir çeşit rengine şahit olmak, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için ayrı yerler seçtik; işte detaylar:

Kültür & Tarih Rotası

Kültür ve tarih meraklıları, sıkı durun; Türkiye’de öyle rotalar var ki 3-4 günlük az zaman diliminde bile çok sayıda yer keşfedebilirsiniz. Çanakkale’den Şanlıurfa’ya, Kapadokya’nın Üç Güzelleri’nden Safranbolu’nun meşhur cumbalı evlerine, Mardin’in taş evlerinden Diyarbakır’ın göz alıcı surlarına ve Ankara’nın Türk tarihine ışık tutan müzelerine kadar birçok seçeneğinizin olacağı bu rotada kültürel keşifler yapmaya hazır olun.

Çanakkale

Hem Asya kıtasında hem de Avrupa kıtasında sınırları olan iki şehirden biri Çanakkale. Coğrafi açıdan oldukça stratejik bir konuma sahip böylesine özel bir şehir, Türk tarihi için de büyük önem taşıyor. 3-4 günde çoğu yerini gezebileceğiniz Çanakkale’de şehir turunuza tarihi Gelibolu Yarımadası Milli Parkı ile hızlı bir başlangıç yapabilirsiniz. Kilitbahir, Arıburnu, Conkbayırı, Çanakkale Şehitleri Abidesi gibi önemli yerlerin de sınırları içerisinde olduğu Gelibolu Yarımadası Milli Parkı’nı gezdikten sonra yönünüzü tarihi Milattan Önce 5000’li yıllara kadar uzanan Truva Antik Kenti’ne çevirebilirsiniz. Adı ve hikayesi ile Çanakkale Türküsü’ne bile ilham olmuş Aynalı Çarşı’dan sevdiklerinize hediyelik bir şeyler alabilir, ardından şehir merkezindeki Çanakkale Deniz Müzesi ve 1984 senesinden beri ziyaretçilerini ağırlayan Çanakkale Arkeoloji Müzesi’ni gezebilirsiniz. Gezinize kısa bir mola vermek içinse Kordon’daki denize nazır kafe ve restoranlardan birinde oturabilirsiniz. Çanakkale’nin Gelibolu ilçesine yolunuz düşerse eğer sardalya ve peynir tatlısı yemeden şehir turunuzu sonlandırmamanızı öneriyoruz. Şehrin birçok bölgesinde her bütçeye uygun konaklama tesisi bulunuyor. Çanakkale otelleri sayfasından dilediğiniz tesisi seçerek Çanakkale tatilinizi planlamaya başlayabilirsiniz.

☎️ ÇANAKKALE OTELLERİNİ İNCELE

BONUS: Yaklaşık 10 bin metrekarelik bir alanı kaplayacak devasa bir müze bugün Çanakkale’de açıldı! 2018 Troya yılı kapsamında Troya Ören Yeri Girişi’nde açılacak olan Troya Müzesi ile hem Batı hem de Doğu kültürleri bu eşsiz kentte bir araya gelecek. Müzede tam tamına 7 farklı konseptte bölüm bulunuyor: Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya Savaşı, Antik Dönemde Troas ve İlion, Doğu Roma ve Osmanlı Dönemi, Arkeoloji Tarihçesi, Troya’nın İzleri. Troya Savaşı Diaroması ile Troas temalı interaktif film ve Troya Şehri’nin simülasyonunun da olduğu müzede yaklaşık 2 bin eser ziyaretçilerini bekliyor… Troya Müzesi ve Troya Yılı 2018 hakkında ayrıntılı bilgi almak için “TROYA YILI 2018 HAKKINDA HER ŞEY” yazımıza göz atabilirsiniz.

Şanlıurfa

Baştan başa adeta bir açık hava müzesi edasında olan Şanlıurfa’daki birçok yer aynı zamanda UNESCO tarafından koruma altında. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin buram buram kültür-tarih kokan şehirlerinin başında gelen Şanlıurfa’yı gezerek kültür ve tarih keşiflerinize bir yenisini daha ekleyebilirsiniz. Tarihe meydan okuyan Harran Kalesi’ne çıkarak muhteşem bir şehir manzarasının seyrine dalabilirsiniz. Şanlıurfa der demez akıllara ilk gelen yerlerden biri olan Balıklı Göl’e en az bir gününüzü ayırmanızı tavsiye ediyoruz. Saklı Cennet olarak da bilinen Halfeti ve tarihi bundan tam 12.500 yıl öncesine dayanan Göbekli Tepe tek kelimeyle şehir turunuzun unutulmaz duraklarından olacak. Ayrıca göz dolduran ve her biri fotoğraflanmaya değer Harran evlerini de kesinlikle görmenizi öneriyoruz. Şehrin en ünlü restoranlarından biri olan Gülhan Restaurant’ta şehriyeli nohutlu bulgur pilavı, lebeni çorbası, bostana salatası, sini taraklığı, şıllık tatlısı, Urfa ciğeri, Urfa kebabı ve dahasını tadabilir, akşamleyin de meşhur Urfa sıra gecelerine katılabilirsiniz. Son olarak da şehir merkezinde yer alan Şanlıurfa Müzesi’ni gezerek şehrin geçmişi hakkında ilginç bilgiler edinebilirsiniz. Şehir merkezindeki her bütçeye uygun konaklama tesislerini görüntülemek için tek yapmanız gereken, Şanlıurfa otelleri sayfasına yönelmek.

☎️ ŞANLIURFA OTELLERİNİ İNCELE

Kapadokya

Sadece ülke çapında değil, aynı zamanda tüm dünyanın hayranlıkla izlediği doğal oluşumlar olan peri bacaları, onlarca farklı yer altı mağarası, vadiler, köprüler, ilginç müzeler, taş konaklar, mağara otelleri, şarap evleri, açık hava müzeleri, görkemli kaleleri ve macera dolu aktiviteleri ile göz dolduran bir yer Kapadokya… Nevşehir başta olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerini de kapsayan Kapadokya, tarih boyunca hep önemli bir yere sahipti.  Peri bacalarının en net şekilde görülebildiği ve turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerin başında Göreme, Uçhisar, Avanos, Ürgüp ve Ihlara geliyor. Hayal Vadisi olarak da adlandırılan ve Avanos’a 15 dakikalık sürüş mesafesinde yer alan Devrent Vadisi’nden Kapadokya turunuza başlayarak sırasıyla 11 ayaklı, tam 117 yaşındaki Taş Köprü, 1973 yılında yaptırılan Tahta Köprü ve dünyanın en ilginç müzelerinden biri olarak gösterilen Saç Müzesi ile devam edebilirsiniz. Ardından safari turları ile Zelve Açık Hava Müzesi’ni keşfe çıkabilir, çok sayıda kilise ve manastıra ev sahipliği yapan Güllüdere Vadisi’ni ziyaret edebilir, sonrasında ilk yerleşimin 4. yüzyılda bşladoğı düşünülen Ihlara Vadisi’ndeki Yılanlı Kilise, Kırk Dam Altı Kilise, Sümbüllü Kilise ve Ağaç Altı Kilise’yi görmeye gidebilirsiniz. Kocabağ Şarap Evi’nin leziz şarapları ile kısa bir mola verdikten sonra Kapadokya’nın en ilgi çekici yeri olan Göreme Açık Hava Müzesi’ne doğru yol alabilirsiniz. E tabi en az 1 gününüzü de ATV, jeep, at safari turları ve sıcak hava balonu gibi aktivitelere ayırmadan olmaz… Kapadokya’da uygun fiyatlara konaklamak için erken rezervasyon fırsatları sunan Kapadokya otelleri arasından seçim yapabilirsiniz.

☎️ KAPADOKYA OTELLERİNİ İNCELE

Safranbolu

Karabük sınırları içerisinde yer alan ve en az Şirince kadar turistik hale gelmiş şirin bir köy olan Safranbolu’nun tarihi İlk Çağ medeniyetlerinden Osmanlı’ya kadar uzanıyor. Tarihte bilinen ilk adı Zafranbolu olan bu köyün en ilgi çekici kısmı ise tipik Osmanlı mimarisini yansıtan ahşap evleri; öyle ki UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde bile adı var! Safranbolu’yu kuş bakışı izlemek ve harika kareler yakalamak için ilk durağınız Hıdırlık Tepesi olmalı! Ardından Türk kültürüne dair gerçeklerle karşılaşacağınız Kaymakamlar Gezi Evi’ne uğrayabilir ve sonrasında Tarihi Cinci Han ve Cinci Hamam’ı ziyaret edebilirsiniz. Safranbolu sadece cumbalı evleri ile değil, doğal yaşam alanları ve geniş alanlara yayılmış kanyonları ile de ünlü bir yerleşim yeri. Tokatlı Kanyonu ve Kristal Teras’tan nefes kesen manzarayı fotoğraflayabilir ve 1997 senesinde koruma altına alınan Yörük Köyü’nü gezebilirsiniz. Akçasu Kanyonu’nu da es geçmek olmaz tabii! Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en büyük mağaralarından biri olan Bulak Mencilis Mağarası’na 5 TL ödeyerek giriş yapabilirsiniz. Adrenalin tutkunu iseniz microlight uçuşu ile Safranbolu’yu tepeden görebilir, İmren Restoran’a giderek Karabük mutfağına özgü lezzetleri deneyimleyebilirsiniz. Safranbolu otelleri araştırması yaparak bir an önce tatilinizi planlayabilirsiniz.

☎️ SAFRANBOLU OTELLERİNİ İNCELE

Mardin

Adeta doğal bir film seti olan Mardin’i bu 3 günlük tatilde keşfetmek için daha iyi bir fırsat olamazdı… Tarihi dokusu ile sizi de görür görmez hemen içine çekecek olan Mardin’de gezip görülecek sayısız yeri var. Ama başlangıç için en iyi adres 1600 yıllık kadim bir geçmişi olan Mardin Kalesi. Mardin Kalesi’nin altındaki Zinciriye Medresesi’nin inşa tarihi ise 1385 senesine kadar uzanıyor. Gösterişli kilise ve manastırların yanı sıra birçok caminin de olduğu Mardin’de şehirle özdeşleşmiş bir başka yapı olan Mardin Ulu Camii’ni de mutlaka yakından görmenizi öneriyoruz. 12. yüzyılda inşa edilen camiyi gezdikten sonra 397 senesinde yaptırılan Mor Gabriel Manastırı’nı görmeye gidebilirsiniz. Şehrin hemen hemen her yerinde karşınıza çıkacak olan Eski Mardin Evleri’nin büyük bir çoğunluğu Midyat ve Eski Kent bölgelerinde yer alıyor. Mardin’in yöresel lezzetler sunan lokantalarında (Bağdadi, Seyr-i Mardin, Kebapçı Rido, Yusuf Usta) işkembe dolması, kiliçe, sembusek, kaburga dolması, içli köfte, irok, kibbe, mırra vb. tadabilirsiniz. Mardin’den sevdiklerinize bir şeyler götürmek isterseniz yönünüzü Zengin Çarşısı’na çevirmenizi tavsiye ediyoruz. Ayrıca Midyat’taki Telkari/Gümüş Çarşısı da kesinlikle görülmeye değer. Dara Harabeleri’nin gizemini keşfedebilir, Süryani şaraplarını tadabilir ve denk gelirseniz şayet Mardin Film Festivali’ne katılabilirsiniz. Konak otellerin genelini oluşturduğu Mardin otelleri araştırmanızda eski ve tarihi binaların restore edilerek hizmet verdiği konaklama tesisleri arasından seçiminizi yapabilirsiniz.

☎️ MARDİN OTELLERİNİ İNCELE

Diyarbakır

Neredeyse 9000 yıllık bir geçmiş; “surlar diyarı” Diyarbakır’a hoş geldiniz! Yüzölçümü ile Türkiye’nin en büyük 12. şehri olma özelliğini taşıyan Diyarbakır aynı zamanda “Doğu’nun Paris’i” olarak da adlandırılıyor. Tarihi dokusunun, büyüleyici mimarilerinin, daracık labirent sokaklarının, çarşılarının, devasa surlarının ve dahasının ilk görüşte kalbinizden fethedeceği Diyarbakır’da dolu dolu bir 3 gün geçirmeye hazır olun! İç Kale ve Dış Kale ile şehir turunuza başlayabilir ardından geçmişte Pagan tapınağı olarak da kullanılan Ulu Camii’ni ziyaret edebilirsiniz. Anadolu tarihinin en eski camilerinden biri olarak kabul gören Ulu Camii’nden sonra ilk yerleşimin bundan tam 9000 yıl önce; Cilalı Taş Devri’nde başladığı Çayönü Öreni Yeri’ni görmeye gidebilirsiniz. Diyarbakır der demez akla ilk gelen yerlerden biri olan Malabadi Köprüsü’nü fotoğraflayabilir, şehrin köklü geçmişini aydınlatan Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’ndeki eserleri inceleyebilir, meşhur Hevsel Bahçeleri’nde birkaç saat geçirebilirsiniz. Diyarbakır’da mutlaka görmenizi önerdiğimiz diğer yerler ise; Deliler Hanı, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Hasan Paşa Hanı, Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi, Mar Petyun Keldani Katolik Kilisesi, Surp Giragos Ermeni Ortodoks Kilisesi, On Gözlü Köprü ve Eğil Barajı. Diyarbakır otelleri sayfasından hem bütçenize uygun hem de zevklerinize hitap eden bir konaklama tesisi bulabilirsiniz.

☎️ DİYARBAKIR OTELLERİNİ İNCELE

Ankara

Batı ve Marmara bölgelerinde yaşayanlar için 3 günlük tatilde gidilebilecek en ideal yerlerden biri olan Ankara’da harika vakit geçirebilirsiniz; hele ki tarihe, kültüre, antik geçmişe meraklı iseniz… Şehir turunuza başlangıç için Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istinatgâhı olan Anıtkabir’e gidebilirsiniz. Sonrasında tüm Ankara’yı ayaklarınız altına serecek olan Ankara Kalesi’ne doğru yol alabilirsiniz. Ankara’nın Ulus semtinde konumlanan ve tarihi binlerce yıl öncesine dayanan Agustus Tapınağı ve hemen önündeki Hacı Bayram Veli Camii’ni görebilirsiniz. Eski Ankara evlerini görmek ve El Ürünleri Pazarı’ndan alışveriş yapmak isterseniz merkezden kalkan otobüslerle ulaşabileceğiniz Hamamönü’ne gidebilirsiniz. Birbirinden güzel kareler yakalayabileceğiniz ve de ilginç hediyelik ürünlere rastlayacağınız Samanpazarı’ndan sonra İsmet İnönü Evi olarak da bilinen Pembe Köşk’ün yolunu tutabilirsiniz. Ankara’nın ilk ahşap hanı olma özelliğine sahip Pirinç Hanı, inşası tam 20 yılda tamamlanan ve Kızılay Meydanı’ndan 3 km uzaklıkta bulunan Kocatepe Camii, 7/24 capcanlı olan Kızılay Meydanı, giriş ücretinin 10 TL olduğu Atakule, Roma Hamamı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Mehmet Akif Ersoy Evi, Ankara Etnografya Müzesi, Rahmi M. Koç Müzesi, Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Tabiat Tarihi Müzesi, PTT Pul Müzesi, Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Ankara Cumhuriyet Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi, Gordion Müzesi, Türk Hamamı Müzesi, Mavi Göl, Mogan Gölü, Atatürk Orman Çiftliği, Botanik Parkı, Güvenpark, Kuğulu Park, Gençlik Parkı ve Seğmenler Parkı da kesinlikle görülmeye değer. Her bütçeye uygun konaklama tesisinin olduğu şehirde uygun fiyatlara konaklamak için hemen şimdi Ankara otelleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

☎️ ANKARA OTELLERİNİ İNCELE

Baharda Yaz Tatili Rotası

Aylardan ekim, hava soğukmuş, kış kapıdaymış kime ne diyenler; Ayvalık’ın Cunda’sından Bodrum’un Gümbet’ine; 29 Ekim Bayramı’nın en coşkulu geçtiği yerlerden biri olan Kaş’tan koyları ile göz dolduran Kemer’e kadar uzanan harika bir deniz, kum, güneş rotası hazırladık. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda deniz sıcaklığının halen daha girilebilecek seviyede olduğu bu dört yerden birini seçerek sonbaharda pırıl pırıl denizin tadını doyasıya çıkarabilirsiniz.

Ayvalık

Ünü Balıkesir il sınırlarını aşıp tüm Türkiye’ye yayılmış olan Ayvalık’ta hayatınızın en güzel anılarını biriktirebilirsiniz. Hele ki mevsimlerden sonbaharsa… Yaz aylarının kalabalığından uzakta sessiz sakin, huzur içinde tatil yapabileceğiniz Ayvalık’ta otel fiyatları da bu dönemde epey uygun oluyor. Balıkesir merkezden 1 saat 50 dakika sürüş mesafesinde yer alan Ayvalık’ın merkez bölgesinde konaklayabileceğiniz gibi Sarımsaklı Plajı veya Cunda Adası taraflarını da tercih edebilirsiniz. Midilli Adası’nın enfes manzarasını sunan ve ilginç hikayesiyle de merak uyandıran Şeytan Sofrası’na gidebilirsiniz. Şeytan Sofrası’nda güneşin batışını izlediktan sonra yönünüzü Alibey Adası olarak da bilinen meşhur Cunda Adası’na çevirebilirsiniz. Çarşısı, şirin butik otelleri, balık restoranları ve doyumsuz manzarası ile her sene binlerce yerli ve yabancı turistin ilgi odağında olan Cunda Adası’nda konaklamak isterseniz Ayvalık otelleri sayfasından konum olarak Cunda’yı seçebilirsiniz.

☎️ AYVALIK OTELLERİNİ İNCELE

Bodrum

Cennetin yeryüzünde vücut bulmuş haline gözlerinizle şahit olmak için doğru Bodrum’a! Yaz kış güzelliğinden ödün vermeyen, her mevsim apayrı bir haz veren Bodrum’u tepeden izlemek için 1400’lü senelerde inşa edildiği düşünülen Bodrum Kalesi’ne gidebilirsiniz. Kaleden nefes kesen manzarayı seyrettikten sonra Bodrum Osmanlı Tersanesi’ni görebilir ve hemen ardından 13 bin kişikik kapasitesi olan devasa Bodrum Antik Tiyatrosu’nun yolunu tutabilirsiniz. Sanat Güneşi’miz Zeki Müren’in evi olan ve günümüzde müze olarak ziyaretçilerini ağırlayan Zeki Müren Sanat Müzesi’ni gezebilir, Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Müzesi’ndeki eserleri inceleyebilirsiniz. En lüks Bodrum otelleri ile ön plana çıkan, sonbahar aylarında ayrı bir güzelliğe bürünen Gümbet için en az 1 gününüzü ayırmanızı öneriyoruz. Çeşme’nin Alaçatı’sı misali Bodrum’un Bitez’ini görmeden de olmaz tabii… Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan Halikarnas Mozolesi’ni görebilir, Bodrum Yel Değirmenleri’ni fotoğraflayabilir, Tavşan Adası’nda gün batımını izleyebilir, Apostol Kilisesi’ni görebilir ve günübirlik Yunanistan’daki Kos Adası ve Kalymnos Adası’na gidebilirsiniz. Ayrıca Batık Uçak, Mindos Kapısı, Iassos Antik Kenti, Etrim Köyü, Karakaya Köyü, Venedik Kalesi ve Tuzla Kuş Cenneti de Bodrum’da gezilecek yerler listenizde mutlaka olmalı. Hemen şimdi Bodrum otelleri sayfasına göz atarak erken rezervasyon fırsatlarını yakalayabilirsiniz.

☎️ BODRUM OTELLERİNİ İNCELE

Kaş

Pırıl pırıl denizi, tertemiz koyları, antik kentleri, kültürel zenginlikleri ve doğal güzellikleri ile herkesin kabinde apayrı bir yeri olan Kaş, zamanında Likya uygarlığına da başkentlik yapmış Patara Antik Kenti başta olmak üzere pek çok tarihi ve doğal güzelliğe ev sahipliği yapıyor. Türkiye’de en iyi dalış noktalarından biri olan Kekova’nın da sınırları içerisinde bulunduğu Kaş’a giderseniz mutlaka Saklıkent Kanyonu ve Xanthos Antik Kenti’ni de görmenizi tavsiye ediyoruz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne de adını yazdırmış olan Xanthos Antik Kenti’ni gezdikten sonra Likyalılardan kalma Autiphellos Antik Kenti Tiyatrosu’na da uğrayabilirsiniz. Sonbaharda olsak da deniz suyu sıcaklığının yüzmek için uygun olacağı Kaputaş Plajı’nda deniz, kum, güneş üçlüsünün tadını doyasıya çıkarabilirsiniz. 1920’li yıllardan Rumların yaşadığı, sonradan pek çok bölümünün restore edilerek günümüze ulaştığı Kalkan Beldesi’ne de en az 1 gününüzü ayırmanızı öneriyoruz. Kaş ve Demre arasında mükemmel bir konuma sahip olan ve giriş ücretinin 15 TL olduğu Noel Baba Kilisesi’ni de Kaş rotanıza ekleyebilirsiniz. Yine Likya uygarlığı için büyük ölçüden önemli olan Myra Antik Kenti’ni turladıktan sonra Likya Uygarlıkları Müzesi’ndeki eserleri inceleyebilirsiniz. Kekova’da tekne turlarına katılabilir, Kaş’ın zengin su altı dünyasını keşfetmek için dalış kurslarına gidebilir, çarşısından alılşveriş yapabilir ve Ruhi Bey Meyhanesi, Bi Lokma, Dolphin vb. mekanlarda Akdeniz lezzetlerini deneyimleyebilirsiniz. Uygun fiyatlara konaklamak içinse hemen şimdi Kaş otelleri sayfasından kendinize en uygun tesisi seçebilirsiniz.

☎️ KAŞ OTELLERİNİ İNCELE

Kemer

Antalya’nın en güzel tatil cennetlerinden biri olan Kemer ve hemen yakınındaki Belek, tek kelimeyle sonbaharda yazı yaşatacak nadir yerlerden. Kemer’de gezilecek yerler listesinin ilk sıralarından gelen Phaselis Antik Kenti ve Koyu’nda tam tamına 3 plaj yer alıyor. Akdeniz’in engin maviliklerini seyre dalabilir, dilerseniz dalış da yapabilirsiniz. Şehrin en gizemli yerlerinden olan Beldibi Mağarası’nı keşfe çıkabilir, ardından Olimpos Teleferiği ile Tahtalı Plajı’na gidebilirsiniz. Trekking sevdalısı iseniz Göynük Kanyonu ilk adresiniz olmalı. Likyalılar tarafından tarihte “Sonsuz Ateş” olarak adlandırılan Yanartaş ise Olimpos Antik Kenti’nde çam ormanlarının çevrelediği müthiş bir alanda konumlanıyor. 1500 metre rakımlı Üçoluk Yaylası ise Kemer’e yaklaşık 37 km mesafede yer alıyor. Bunun yanı sıra 33 metrelik derinlikte yer alan Paris 2 Batığı da mutlaka görülmeli. Dalış, trekking, paraşüt, safari vb. aktiviteleri yapma imkanı bulacağınız Kemer’de tekne turlarına katılarak el değmemiş koyları keşfedebilirsiniz. Akdeniz’in en eşsiz lezzetlerini sunan Kemer Aspava, Ulupınar Tropik Restoran, Şelale Restoran, Monte Kemer Resturant vb. mekanlara gidebilirsiniz. Kemer otelleri arasından seçim yaptıktan sonra hızlıca gezilecek yerler ve yapılacak aktiviteler listenizi hazırlayabilirsiniz.

☎️ KEMER OTELLERİNİ İNCELE

Kaplıca Rotası

Termal turizm anlamında dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Türkiye’nin öyle güzel kaplıcaları var ki bu yılki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatilinizde sizi de yolunuzdan çevirebilir. Yazın doya doya denize girdiniz, hafiften soğuklar da kendini göstermeye başladı, şimdi termal suların tam zamanıdır diyenler için enfes rotalar seçtik. Afyon, Yalova ve Denizli üçlüsü ile harika bir termal tatil yapabilir, lüks termal otellerde konaklayarak rüya gibi bir tatilin kapılarını aralayabilirsiniz.

Afyon

Sonbahar, kışın habercisi; termal tatilin tam da zamanı! 3 günü en iyi şekilde değerlendirmek isteyenlere Türkiye’de termal turizmin nabzını tutan şehirlerden biri olan Afyon’u öneriyoruz! Tabii önce Karahisar Kalesi, 40 direkli Ulu Camii, Kabe Mescidi, Memeç Kaya Kilisesi, Karacamal Mağarası, Sarıçayı Kaya Mezarlıkları, Acı Göl İscehisar Peri Bacaları, Eber Gölü, Frig Vadisi, Atatürk Anıtı, Arkeoloji Müzesi, Gedik Ahmet Paşa Medresesi, Sultan Divani Mevlevihanesi ve Büyük Taarruz Şehitliği’ni görmenizi tavsiye ediyoruz. Afyon şehir merkezine yaklaşık 21 km uzaklıktaki Gazlıgöl Kaplıcası’nda içme tedavisi ve banyo tedavisi görebilir, lüks termal tesislerinden birinde konaklayabilirsiniz. Afyonkarahisar-Kütahya karayolu üzerinde yer alan ve şehir merkezine 15 km mesafedeki Ömer Kaplcası’nın özelliği ise kaynaklarında bikarbonat, hipertermal ve sodyum klorür olması. Şehir merkezinden 18 km uzaklıkta konumlanan Gecek Kaplıcası’na ek olarak merkeze 30 km Mesafedeki Heybeli Termal Turizm Merkezi de epey rağbet görüyor. Na, Ca, HCO3 ve SO4 içeren termomineral sularının teröpatik etkisini deneyimleyebilirsiniz. İyi geldiğini düşünülen hastalıklar ise kireçlenme rahatsızlıkları, kemik, sindirim sistemi, iç salgı sistemi, deri ve romatizmal rahatsızlıklar. Afyon’un Sandıklı ilçesinin 8 km güneyinde konumlanan Hüdai Termal Turizm Merkezi’nde çamur banyosu yapabilir ve romatizmal rahatsızlıklar, kemik ve kireçlenme rahatsızlıklarınız için şifa bulabilirsiniz. Son olarak da Balnoterapi ve Kaplıca Tedavileri’ni araştırarak gaz banyosu hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Afyon termal oteller sayfasından bütçenize en uygun tesisi seçtikten sonra en ekonomik şekilde tatilinizi planlayabilirsiniz.

☎️ AFYON TERMAL OTELLERİ İNCELE

Yalova

Tıpkı Afyon gibi termal kaynakları ve kaplıcaları ile ön plana çıkan diğer bir şehir olan Yalova’da da harika bir termal tatili yapabilirsiniz. Özellikle İstanbul’da yaşayanlar için ulaşım açısından oldukça rahat gidilebilen Yalova’da pek çok kaplıca bulunuyor. Türkiye’nin 1. derece önemli ve öncelikli kaplıcalarına ev sahipliği yapan Yalova’da ilk uğramanız gereken yer Termal ilçesi sınırları içerisinde bulunan Yalova Termal Kaplıcaları olmalı. Şehir merkezine sadece 12 km uzaklıkta yer alan bu tesiste sadece termal kaynaklar değil, endemik bitki türleri de bulunuyor. Yüzyıllar önce Bizans İmparatorluğu tarafından yaptırılan Kurşunlu Hamam’ı gezdikten ve ihtişamlı mimarisini inceledikten sonra termal tesiste dilediğinizce vakit geçirebilirsiniz. Talova Termal Kaplıcaları’nda hizmet veren konaklama tesislerine göz atmak için Yalova termal oteller sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

☎️ YALOVA TERMAL OTELLERİ İNCELE

Denizli

UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne adını altın harflerle yazdıran Pamukkale Travertenleri’ne ev sahipliği yapan Denizli, Yalova ve Afyon gibi kaplıcaları ve termal kaynakları ile ilgi odağında olan bir şehir. Dünyanın termal turizm cennetlerinden biri olan Türkiye’nin bu anlamda gözbebeği Denizli’de hem tarih ve kültür keşifleri yapabilir hem de şifalı suların tadını çıkarabilirsiniz. Osmanlı, Bizans, Roma, Pers, Lidya ve daha pek çok medeniyetin beşiği olmuş Denizli’nin antik kentleri ve tarihi alanlarını gezdikten sonra termal otellerde tüm yorgunluğunuzu üzerinizden atabilirsiniz. Kalp, damar, sinir, safra, romatizma, mide, barsak ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi geldiği düşünülen Denizli kaplıcaları arasında Pamukkale, Karahayıt ve Yenice bulunuyor. Bu üç bölgede de birden çok lüks termal otel hizmet veriyor. Denizli termal otelleri arasından seçim yapmadan önce hangi bölgede konaklamak istediğiniz konusunu netleştirmenizde fayda var.

☎️ DENİZLİ TERMAL OTELLERİ İNCELE

Doğaseverler İçin Sonbahar Rotası

Doğayı dört mevsim keşfetmeyi sevenler, doğa sporlarına ilgi duyanlar, doğanın kucağında huzur içinde bir tatili arzulayanlar, bu bayram başka bayram, bizden söylemesi! Yemyeşil alanların çoğunlukta olduğu, hele ki bu aylarda adeta tablo gibi görüntüler sunan, sonbaharın en yakıştığı yerleri sizler seçtik. Assos’un meşhur Behramkale’sinden Abant’ın kartpostalları kıskandıracak güzellikteki göl ve nehirlerine; Yedigöller’in müptelası olacağınız doğa manzaralarından Rize’nin yeşilin bin bir tonunu görebileceğiniz yaylalarına; Maşukiye’nin adı gibi güzel bungalov tipi konaklama tesislerinden Kaz Dağları’nın ciğerlerinizi bayram ettirecek misler gibi havasına kadar tadına doyamayacağınız bir 29 Ekim tatiline hazır olun!

Assos

Çanakkale’nin en bakir yerlerinden biri olan Assos, Bozcaada’ya yakınlığı ile ön plana çıksa da esasında günübirlik gezilerle değil, en az 1-2 günün ayrılması gereken bir yer. Küçük bir yerleşim yeri olmasına karşın birden çok lüks konaklama tesisi, yeme içme ve eğlence mekanının olduğu Assos’ta harika bir tatil sizleri bekliyor olacak. Assos Antik Tiyatrosu ile hızlı bir başlangıç yapabilir ve Assos Nekropolü’nü yakından görmeye gidebilirsiniz. Assos’un en çok ziyaret edilen yerlerinden olan Sivrice Koyu da mutlaka rotanızda olmalı. Çanakkale’ye ve Behramkale’ye özgü lezzetleri tatmak içinse Ethem ile Aslı’nın Yeri, Yahya’nın Yeri ve Uzun Ev’e gidebilirsiniz. Yöresel hediyeliklerin satıldığı çarşı pazarları gezebilir, akşam vaktinde denize nazır meyhanelerde eğlenceyi doruklarda yaşayabilirsiniz. Bozcaada’dan 1-1,5 saat sürüş mesafesinde olan Assos’a Çanakkale’nin birçok yerinden otobüs ve minibüslerle ulaşım sağlayabilirsiniz. Genelinin butik tesislerden oluştuğu ve aile samimiyetinde konaklama hizmeti veren Assos otelleri arasından seçim yapmak muhtemelen zor olacaktır, o yüzden bir an önce araştırmaya başlamanız zaman kazanmanız açısından faydanıza olacaktır.

☎️ ASSOS OTELLERİNİ İNCELE

Abant

Abant ve Keremali dağlarının eteklerinde eşsiz bir konumda bulunan Abant Gölü, sonbahar tatili der demez hemen akıllarda canlanan yerlerin başında geliyor kuşkusuz. Bolu’nun en özel be güzel yerlerinden olan Abant’ta karaçam, kavak, meşe ve daha pek çok ağaç türü ile iç içe, yemyeşil bir alanda huzur dolu tatil yapma fırsatını kaçırmayın. Zengin flora ve faunası ile hem gözlerinizi hem de ciğerlerinizi bayram ettirecek Abant’ta ilk uğramanız gereken yer kesinlikle Sinekli Yaylası olmalı. Trekking ve doğa yürüyüşleri için inanılmaz uygun bir yer olan Sinekli Yaylası’ndan sonra Abant Doğal Yaşam Müzesi’ne gidebilirsiniz. Sonrasında piknik ve kamp alanlarına da ev sahipliği yapan Samandere Şelalesi ve taş sokakları ile dikkat çeken Örmeci Yaylası’nın yolunu tutabilirsiniz. Tekne turları, olta balıkçılığı, trekking, doğa yürüyüşleri vb. aktivitelerin yapılabildiği Abant aynı zamanda Türkiye’nin en fotojenik doğal güzelliklerinden. Abant Gölü’ne nazır konumlanan balık restoranlarına gidecek olursanız mutlaka kiremitte alabalık sipariş edin. Akşam eğlencesi içinse rotanızı Abant Göl Gazinosu, Köşk Bar ya da Köroğlu Bar’a çevirebilirsiniz. Abant otelleri de genellikle göl çevresinde konumlandığı için tatiliniz süresince her sabah güne müptelası olunacak cinsten bir manzaraya uyanabilirsiniz.

☎️ ABANT OTELLERİNİ İNCELE

Yedigöller

Nazlıgöl, Deringöl, Seringöl, Büyükgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl olmak üzere toplamda yedi ayrı gölden meydana gelen Yedigöller Milli Parkı, Bolu’da Abant’tan sonra uğrayabileceğiniz yerlerde. Bir diğer seçenek de 3 günlük tatilinizin tamamını Yedigöller’e ayırmak. Piknik alanları, kamp alanları ve yeme içme mekanlarının olduğu Yedigöller Milli Parkı koruma altında olduğu için milli park içerisinde konaklama tesisi bulunmuyor, ancak Yedigöller Milli Parkı’na çok yakın bir konumda bulunan Yedigöller otelleri arasından seçim yapabilirsiniz. Sonbaharda adeta bir ressam paleti gibi her çeşit rengin birbirine girmiş halini görebileceğiniz Yedigöller’de kameralarınızı her daim açık tutun, bizden söylemesi!

☎️ YEDİGÖLLER OTELLERİNİ İNCELE

Rize

Karadeniz; hem de sonbaharda?! Daha da bir şey demiyoruz… Karadeniz sevdalıları için bu 3 gün kuşkusuz büyük bir fırsat. Tercihini Rize’den yana yapacaklar içinse bambaşka tabii… Karadeniz’in en güzel şehirlerinden olan Rize’ye şöyle bir tepeden bakış atabileceğiniz Rize Kalesi ile keyifli bir başlangıç yapabilir, kalenin İç Kale, Aşağı Kale, Dış Kale Kalıntıları ve Surlar Bölgesi bölümlerini bir bir gezebilirsiniz. Rize deyince hemen aklınıza Fırtına Deresi geldi değil mi? Ardeşen’e sadece 2 km mesafede yer alan Fırtına Deresi’nde rafting yapmanın tadını çıkarabilir, sonrasında Zilkale ve meşhur Taş Kemer Köprüsü’nün yakınındaki Çat Vadisi’ne gidebilirsiniz. Rize Çamlıhemşin’de bulunan Kaçkar Dağları Milli Parkı ise tam tamına 51 bin hektarlık bir alanı kaplıyor. 750’nin üzerinde bitki türünün olduğu milli parkın tamamını gezmek mümkün olmasa da 1 günde büyük bir kısmını görme fırsatı bulabilirsiniz. En çok festival ve şenliklerin düzenlendiği Rize yaylalarından olan Ayder Yaylası da en lüks Rize otelleri açısından çok sayıda alternatif sunuyor. Çamlıhemşin’in 14 km güneyinde yer alan Zilkale’den enfes kareler yakaladıktan sonra Ağaran Şelalesi’ni görmeye gidebilirsiniz. En az Ayder kadar ünlü olan Pokat Yaylası’nı da rotanıza eklemeyi unutmayın. Tarihe merakınız varsa ve Rize’nin tarihi hakkında bilgi edinmek istiyorsanız Rize Müzesi ve Rize Atatürk Evi’ni ziyaret edebilirsiniz. Buna ek olarak Hemşin evleri ve Palovit Şelalesi’nin de görülmeye değer yerler olduğunu ekleyelim.

☎️ RİZE OTELLERİNİ İNCELE

Maşukiye

Adı gibi naif, keşfedilmeye değer bir yer Maşukiye… Kayak tatili yapmak gibi bir planınız yoksa 29 Ekim tatili Maşukiye için en ideal zaman diyebiliriz. Adeta çıtın dahi çıkmadığı, sessiz sakin, doğanın kucağında kitabınızı okuyup, müzik dinleyebileceğiniz eşsiz bir yer… Kirazlı ve Kuzu yaylalarına çıkabilir, Aygır Deresi’nin kenarında gün batımını izleyebilir, Çiğdem, Dikmen ve Soğucak yaylalarında doğanın sesine kulak verebilirsiniz. Genelinin bungalov tipi evlerden oluşan konaklama tesislerinin olduğu Maşukiye otelleri misafirlerine unutamayacakları bir sonbahar tatilinin kapılarını aralıyor adeta. Serpme köy kahvaltısının en zengini, en doyurucusu ve en organiğini yapacağınız Maşukiye’de envaiçeşit deniz mahsulünün tadına da bakabilirsiniz. ATV ve jeep safari turları, doğa yürüyüşleri ve trekking aktivitelerinin inanılmaz revaçta olduğu Maşukiye, Kocaeli il merkezine sadece 36 km uzaklıkta yer alıyor. İstanbul ve diğer Marmara illerinden kolaylıkla ulaşabilirsiniz; arda kalan zamanınızda Sakarya ve Sapanca Gölü’nü de ziyaret edebilirsiniz.

☎️ MAŞUKİYE OTELLERİNİ İNCELE

Kaz Dağları

Ünü ülke sınırlarını aşıp tüm dünyaya yayılmış olan Kaz Dağları, oksijen seviyesi bakımından dünyada 2. sırada geliyor. Deniz seviyesinden 1774 metre yükseklikteki Kaz Dağları Milli Parkı’nı bir rehber eşliğinde gezebilir ve sonrasında Zeytinli Köyü sınırları içerisinde bulunan Hasan Boğuldu ve Sutüven Şelalesi’ni görmeye gidebilirsiniz. Hasan Boğuldu’nun hüzün dolu hikayesini yörenin yerlilerinden dinledikten sonra Kavurmacılar Köyü ve Çamlıbel Köyü’nün yolunu tutabilirsiniz. Sarıkız efsanesine kulak verdikten sonra Kavurmacılar’ın köy kahvesinde soluklanabilir sonrasında Türkiye’nin ilk etnografya müzesinin açıldığı köy olarak ünlenen Tahtakuşlar’a gidebilirsiniz. E sonrasında Türkiye’nin en fotojenik 2 köyü var sırada elbette! Bunlardan ilki olan ve en güzel Kaz Dağları otelleri ile öne çıkan Yeşilyurt Köyü’nden sonra hemen yönünüzü meşhur Zeus Altarı’nın da olduğu Adatepe’ye çevirin.

☎️ KAZ DAĞLARI OTELLERİNİ İNCELE

Lezzet Şöleni Rotaları

Hep deniz, kum, güneş ya da kültür-sanat-tarih ya da kayak tatili yapacak değilsiniz ya?! Bir kere de gastronomi turuna çıkın; hele de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda 3-4 gün tatil yapma imkanınız varken… Farklı lezzetler keşfetmek, Türkiye’nin birçok yöresinden daha önce tatmadığınız lezzetleri deneyimlemek isterseniz mutlaka önerilerimize kulak verin ve bir an önce kendi lezzet keşif rotanızı çizin. Adana kebabından çıtır çıtır Gaziantep baklavasına; Hatay’ın iştah kabartan künefesi ve meşhur İskenderun dönerinden Trabzon kuymağına; Edirne’nin ciğer tavasından Tekirdağ’ın leziz mi leziz köftesine uzanan lezzet yolculuğumuza hoş geldiniz; kemerleri sıkı bağlayın; dönüşte pek mümkün olmayabilir bizden demesi!

Adana

Türkiye’de lezzet keşifleri denince Adana geliyor değil mi hemen akla?! Adana mutfağının en meşhur lezzetlerini tadabileceğiniz çok sayıda yeme içme mekanı bulunuyor şehirde. Kabak çintmesi, içli köftesi Adana kebabı, Adana ciğeri, fellah köftesi, yüzük çorbası, süllüm, sakatat dolması, bici bici, börek ve dahası ile tam bir lezzet şöleni yaşamaya hazır olun. Şehrin en ünlü yeme içme mekanlarından olan Cikcik Ali’de leziz mi leziz Adana kebabı ve efsaneleşmiş mezelerinin tadına baktıktan sonra Birbiçer’in yolunu tutabilirsiniz. Misafirlerine Adana ciğerinin en lezzetlisini sunan Birbiçer, Adana’nın yöresel lezzetlerinden oluşan kahvaltısı ile de ünlenmiş bir mekan. Kuruköprü Paça Salonu’nda Adana usulü sakatat dolması ve haşlama içli köfte yiyebilir, Çakmak Caddesi’nde Nesrin Hiyat’ın (Şalgamcı Abla) leziz Adana şalgamını tadabilirsiniz. Sosyal medya sayesinde ünü il sınırlarını aşan meşhur Kazım Büfe’de ise el yapımı muzlu süt ve vişne suyunu tatmadan Adana turunuzu sonlandırmamalısınız. Adana’nın en eski hamburgercisi olan Mükerrem ise 30 yıldan fazla süredir misafirlerin damaklarını şenlendiriyor. Menderes Bulvarı’na yolunuz düşerse eğer bici bici tatmayı unutmayın. Merkezde veya ilçelerdeki Adana otelleri arasından seçim yapmadan önce erken rezervasyon fırsatları sunan konaklama tesislerini inceleyebilirsiniz.

☎️ ADANA OTELLERİNİ İNCELE

Gaziantep

Gastronomi başkenti desek Gaziantep için hiç de abartmış olmayız aslında. Öyle ki uluslararası gastronomi festival ve etkinliklerinin de ev sahibi kendileri… Her lezzetin özene bezene hazırlandığı, her şeyin organik olduğu Gaziantep mutfağı keşfet keşfet bitmeyen türden adeta. Gaziantep’te gezilecek yerler listenize aralara ekleyebileceğiniz efsaneleşmiş yeme içme mekanlarını mutlaka önceden araştırın. Beyran çorbası, lebeniye çorbası, cartlak kebabı, simit kebabı, soğan kebabı, yuvalama, Alinazik, firik pilavı, içli köfte, küşleme, muhammara (acuka), katmer, Antep baklavası ve Tahmis Menengiç kahvesi gibi lezzetlerin başrolde olduğu Gazianteo mutfağını deneyimlemek için ilk rotanız şehrin en çok tercih edilen yeme içme mekanları olmalı. Katmerci Zekeriya Usta’da Antep katmeri, Koçak’ta Antep baklavası, Sahan Restaurant’ta acuka (muhammara), Kebapçı Halil Usta’da küşleme, Çulcuoğlu Kebap Salonu’nda firik pilavı, İmam Çağdaş Kebap ve Baklava Salonu’nda Alinazik, Ciğerci Ali Haydar Usta’da cartlak kebabı ve Yesemek Restaurant’ta lebeniye çorbası tatmadan Gaziantep sınırlarını terk etmeyin; pişman olursunuz, bizden söylemesi! Gaziantep otelleri araştırmanızı tamamladıktan sonra yeme içme ve gezilecek yerler listelerinizi de hazırlamaya başlayabilirsiniz.

☎️ GAZİANTEP OTELLERİNİ İNCELE

Hatay

Osmanlı başta olmak üzere daha pek çok medeniyetten izler taşıyan zengin ve çok çeşitli bir mutfağa sahip Hatay. Tıpkı Gaziantep gibi gastronomi turlarının vazgeçilmez rotalarından biri aynı zamanda. Başlıca gezilecek yerleri arasında Kinet Höyük, Koz Kalesi, Meryem Ana Havuzu, Payas Kalesi ve Cin Kulesi, Sarıseki Mağarası, Batıayaz Yaylası, Erzin Başlamış Kaplıcaları, Darbısak Kalesi, Antakya Parkı, Harbiye Şelaleleri, Bakras Kalesi, Samandağ Sahili, Uzun Çarşı, Hıdırbey Musa Ağacı, Beşikli Mağara, Kapılı Değirmenli Şelale, Vespasianus (Titus) Tüneli, St. Pierre Kilisesi, Aziz Simeon Manastırı, Habib-i Neccar Camii, Palladium AVM, Adalı Konağı ve Hatay Arkeoloji Müzesi bulunuyor. Hatay mutfağının olmazsa olmaz lezzetleri ise künefe, tepsi kebabı, kağıt kebabı, İskenderun döneri, muhammara, fellah köftesi, humus, kaytaz böreği, mütebbel, ıspanaklı borani, şiş börek çorbası (şişperek), biberli ekmek, oruk, hettüş salarası, firik pilavı, kömbe ve aşur. Tostçu Atilla ve Tostçu Şahin adlı mekanlarda lezzeti doruklarda yaşatacak olan tostlarının tadına bakabilir, Antakya Kahvaltı Evi’nde serpme kahvaltı yapabilir, Humusçu İbrahim Usta’da humusun en lezzetlisini yiyebilir, Salah Kebap’ta lezzet şöleni yaşayabilir, Tacettin Usta’da İskenderun döneri yiyebilir, Çınaraltı Künefe Yusuf Usta’nın Yeri’nde künefe tadabilir, Konak Restoran’da ise envaiçeşit mezeyi tadabilirsiniz. Hatay otelleri sayfasından bütçenize en uygun tesisi bulduktan sonra kısa süre içerisinde online otel rezervasyonu işleminizi tamamlayabilirsiniz.

☎️ HATAY OTELLERİNİ İNCELE

Trabzon

Doğu Karadeniz illeri arasında şüphesiz en çok da yaylaları, yemyeşil alanları ve iştah kabartan yöresel lezzetleri ile ön plana çıkan şehri Trabzon sizin de bu seferki tatil rotanızda olabilir. Manastırlar şehri olarak anılan Trabzon’un meşhur Uzungöl’ü çevresinde konaklamak için Trabzon otelleri sayfasından araştırma yapabilirsiniz. 12 yüzyılda inşa edilen Sümela Manastırı, Trabzon Kalesi, Vazelon Manastırı, Boztepe ve Atatürk Köşkü Müzesi, Peristera Manastırı vb. yerleri de Trabzon’da gezilecek yerler listenize eklemeyi unutmayın. Hamsinin envaiçeşit yemeğin ana malzemesini oluşturduğu Trabzon’da en çok da kahvaltı yapmaya bayılacaksınız. Alabildiğine yeşil manzaraya nazır Rize çayı bardaklarınızda, sofrada peyniri arşa uzanan kuymak, tereyağının en lezzetlisi, rengarenk ev reçelleri ve dahası ile Trabzon mutfağını bizzat deneyimleme fırsatı bulabilirsiniz. Karalahana çorbası, Akçaabat köftesi, hamsi kuşu, hamsi pilavı, mıhlama, tereyağlı Karpı pidesi ve pek çok Trabzon lezzetini tadabilirsiniz.

☎️ TRABZON OTELLERİNİ İNCELE

Trakya (Tekirdağ & Edirne)

Trakya şarap rotası ve Trakya mutfağı diye de bir gerçek var hani… Türkiye’de gastronomi turuna çıkma gibi bir fikriniz varsa ve yakın rotaları araştırıyorsanız, Tekirdağ ve Edirne sizin için ideal olabilir. Tekirdağ’da Vali Konağı Caddesi’nde yer alan Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Orta Cami, Hora Feneri, Çorlu Kalesi, Sultan II. Bayezid Külliyesi, Tekirdağ Şehitler Abidesi’ni gezip gördükten sonra Tekirdağ’ın leziz şaraplarını, zennik, mısır unu dolması, zerde, Tekirdağ köftesi, peynir helası, balık kokoreç, şarap soslu akivades ve yağlı ekmek gibi yöresel lezzetleri tadabilirsiniz. Tekirdağ otelleri arasından seçiminizi yapabilir ve tatil planınızı tamamlayabilirsiniz. Edirne’de ise ilk tatmanız gereken lezzet mutlaka tava ciğeri olmalı. Yaprak ciğer olarak da bilinen Edirne tava ciğeri yanında acı biberle birlikte servis ediliyor. Tava ciğernin yanı sıra Elbasan tava, mamzana, gaziler helvası, ağızda un gibi dağılan leziz Kavala kurabiyesi, zerde, badem ezmesi, peynir tatlısı vb. lezzetleri de deneyimleyebilirsiniz. Mimar Sinan’ın “Ustalık Eserim” dediği Selimiye Camii’nin de olduğu şehir merkezindeki konaklama tesislerini görüntülemek için Edirne otelleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

☎️ EDİRNE OTELLERİNİ İNCELE

☎️ TEKİRDAĞ İNCELE