mert-baranoglu
Röportaj

Seyahat Yazarı Mert Baranoğlu Röportajı

ÖNCELIKLE HOŞGELDINIZ, BIZE BIRAZ KENDINIZI TANITABILIR MISINIZ?

Öncelikle röpörtajınıza kibar davetiniz için çok teşkkür ederim. Adım
Mert Baranoğlu, GezelimBilelim.Com seyahat rehberi sitesinin
kurucusuyum. Kendimden bahsedecek olursam 1986 Ankara doğumluyum, Atılım
Üniversitesi Malzeme ve Metalurji Mühendisliği mezunuyum, sonrasında
Hacettepe Üniversitesi Biyomühendislik bölümünde yüksek lisans eğitimimi
tamamladım. Mezun olduktan hemen sonra askerlik görevimi yapmak için 6
ay kadar İstanbul’da yaşadım, onun dışında hayatımın tamamı Ankara’da
geçti. Şu anda özel bir sektörde satınalma biriminde çalışmaktayım, ve
fırsatını bulduğum her boşlukta yurtiçi – yurtdışı gezilere çıkmaktayım.
Aynı zamanda ileri seviyede ingilizce ve ispanyolca bilgisine sahibim.

BLOGUN ORTAYA NASIL ÇIKTI?

Blogumun aslında çok ilginç bir başlangıç hikayesi var. Askerden
geldikten sonra iş ararken evde oturmaktan sıkılarak ne yapsam diye
düşünürken bilgisayarımda tatil foroğraflarıma rastladım. Not tutmayı
çok sevmediğim için en azından ben de tatil anılarımı internet üzerinde
tutarım, hatıra defteri niyetine benim de bir internet sitem olur diye
başladım. Sitemin dizaynını tamamladım, birkaç tatil anımı okuyan
kişilere yol gösterecek şekilde düzenledim ve sitemde yayımladım.
Sonrasında bir ay siteye hiç bakmadım, belki öyle bir site yaptığımı
bile unutmuştum, aklıma geldiğinde sitemin istatistiklerinde sadece 1
ayda şaşırtıcı bir kitle tarafından okunduğunu görünce üzerine eğilmeye
ve tüm tatil anılarımı ve bilgi birikimimi yayımlamaya karar verdim.

BUGÜNE KADAR KAÇ ÜLKE GEZDINIZ VE EN BEĞENDIĞINIZ YER NERESI OLDU?

Bugüne kadar toplamda 10 ülke ve 32 şehir gezdim. Bunlardan
beğendiklerime birden fazla seyahatim oldu. Aslında her gittiğim yerin
bende ayrı bir hikayesi var fakat nedense Floransa hep bana bir adım
önde geliyor. Rönesansın doğum yeri olmasından dolayı, gerek heykelleri
gerek binalardaki ayrıntılar ve “Medici” ailesinin entersan hikayeleri
ile beni oldukça etkilemişti.

İLK GEZDIĞINIZ YER NERESI OLDU?

Yurtdışında ilk durağım Venedik/İtalya oldu. O zamanın acemiliğiyle
çektiğim başarısız ve az sayıda fotoğrafa halen pişmanlık duyarım. En
yakın zamanda telafi etmem gerektiğini düşünüyorum.

UFUKTA YENI BIR SEYAHAT VAR MI?

2016 yılı benim için gezi anlamında oldukça verimli bir yıl oldu. Şu an
bu satırları yazarken Barselona’dan döneli henüz 24 saat olmadı. Şu an
önümüzdeki 5 ay içindeki seyahat rotalarım biletleri ve konaklayacak
yerleri ayarlanmış şekilde tam olarak şu şekilde, Ağustos sonu
“Kopenhag/Danimarka”, Eylül başı “Alicante/İspanya” ve Kasım başı
“Catanya(Sicilya)/İtalya.

SEYAHAT EDECEĞINIZ YERLERI NEYE GÖRE BELIRLIYORSUNUZ?

Seyahat ederken öncelikli seçimlerim hep Avrupa oldu. İlk önce Avrupa’da
ilgimi çeken ülkeleri görüp daha sonra Asya ve Amerika’ya açılmak gibi
bir hedef koydum kendime.

Aslına bakarsanız, Avrupa’daki seyahat noktalarımı ise insanların
sıcaklığına göre belirliyorum. Konuyu şöyle açayım, gideceğim ülkedeki
insanların kültürü ve hayat tarzı benim için çok önemli. Özellikle
Akdeniz insanları bana oldukça sıcak geliyor ve ülkelerine gittiğimde
kendimi daha rahat hissediyor ve insanlarla daha kolay ve samimi
iletişime geçebiliyorum. Zaten bu sebeple İspanya ve İtalya’da oldukça
fazla şehir gezdim, Orta Avrupa’yı en sona bıraktım.

GENELLIKLE SEYAHATLERINIZDE MACERA MI YOKSA SAKINLIK MI ARIYORSUNUZ?

Aslında hepsini bir arada istiyorum desem yanlış olmaz. Ben
seyahatlerimde aslında bir turist gibi değil, şehirde yaşayan yerel
halktan biriymiş gibi dolaşırım. Taksiye mecbur kalmadıkça binmemeye,
metro, tramvay, otobüs, füniküler gibi toplu taşıma araçlarını kullanıp,
uzun yürüyüşler yaparak, halkla sürekli diyaloğa geçerek o şehri
tanımaya, insanların kültürlerini onlardan biriymiş gibi yaşayarak
öğrenmeye gayret ederim. Ama şunu da söyleyebilirim ki, örneğin
Barselona’nın en yüksek tepesine çıkıp insanların yaklaşmaya bile
korktuğu yükseklikten ayaklarımı sarkıtıp içeceğimi yudumlayarak hem
macera hem sakinliği bir arada da yaşamayı asla ihmal etmem.

İLK DEFA YURTDIŞINA ÇIKACAK GEZGINLER IÇIN ÖNERILERINIZ VAR MI?

İlk defa yurtdışına çıkacak gezginler için verebileceğim en önemli
öneri, zamanlarını çok iyi kullanmaları gerektiğini bilmeleri.

Yurtdışında zaman su gibi akıp geçiyor, bu sebeple geçen her dakikanın
çok büyük önemi var, bu sebeple mutlaka ve mutlaka yurtdışına çıkmadan
gezi planlarını yapmaları, orada kaybedilecek zamanı önlemek açısından
oldukça yararlı olacaktır.

GezelimBilelim.Com gibi gezi rehberlerini önceden mutlaka okumalarını,
internetten gidecekleri şehrin turistik haritasını önceden edinip o
harita üzerinde gezecekleri yerleri belirlemelerini ve rotalarını buna
göre çizmelerini öneririm.

Ayrıca yurtdışında insanların yemek kültürleri ve damak tadları
bizlerden çok farklı olduğu için mutlaka o şehri ziyaret etmiş kişilerin
önerdikleri restorantları listeleyip öncelikle denemelerini o yönde
yapmalarını tavsiye ederim.

Avrupa’da hemen hemen her şehirde o şehire ait bir ulaşım kartı mevcut.
Eğer şehirde birkaç gün kalacaksanız o şehrin kartını havaalanına iner
inmez satın alabilirsiniz. Bu kartlar size şehrin tüm toplu taşıma
araçlarında ücretsiz ulaşım sağlayacağı gibi, şehrin önemli noktalarına
girişlerde indirim ve ücretsiz giriş olanağı sağlayıp işinizi
kolaylaştıracaktır.

Şehir Şehir, ülke ülke önerilerimi detaylı olarak incelemek için sizleri
GezelimBilelim.Com’a davet ediyorum.

BU YAZ DÖNEMI TATILI IÇIN YURTIÇI VE YURTDIŞI ÖNERILERINIZ OLACAK MI?

Aslında bu seçim kişinin nasıl bir tatil istediğine göre değişiyor.
Yazın hem deniz hem de kültür tatilini bir arada yapmak ve bunu da
yurtdışında yapmak istiyorsanız “Barselona” en iyi seçeneklerden biri
olacaktır. Şehrin göbeğinde denize girebiliyor aynı zamanda da denizden
çıkıp mayonuzla Barselona’nın tarihi noktalarını keşfedebiliyorsunuz.
Aynı zamanda çıtayı biraz daha yükselelim derseniz buradan bir gününüzü
de hemen yakındaki İbiza veya Mallorca adalarına yapacağınız ziyaretle
taçlandırıp çılgın eğlenceler ve pırıl pırıl plajlarla tatilinizi
zenginleştirebilirsiniz.

Yurtiçinde ise özellikle deniz tatili sevenler için bence muhteşem bir
doğaya sahip Kaş-Kalkan veya Fethiye civarındaki butik otellerde veya
pansiyonlarda konaklamak oldukça güzel bir seçenek olabilir.

SON OLARAK RÖPORTAJI OKUYAN TAKIPÇILERIMIZE NELER SÖYLEMEK
ISTERDINIZ?

Şunu söylemek isterim ki, binaların arasına tıkıldığımız, evden işe –
işten eve gitmekten kendimize zaman ayıramadığımız günlük hayatımızın
dışına çıkmak, ve en önemlisi kendi tabirimle “Ruhunuza Yatırım” yapmak
için yeni yerler görmek, rutin hayatınızdan kısa da bir süre olsun
uzaklaşmak için seyahat etmeyi ihmal etmeyin.
Emin olun seyhat edip farklı kültürler tanıyarak ruhunuza yaptığınız
yatırım asla paha biçilemez…

1 comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir