Fatos-pur
Röportaj

Seyahat Yazarı Fatoş Pur Röportajı

Mor Valiz blogu ve Sabah tatil eki seyahat yazarı Fatoş Pur ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, bize biraz kendinizi tanıtabilir misiniz?

Çocukluğumda bile  yaptığımı bildiğim iki şey vardı. Biri çizimler yapıp giysiler tasarlamak, diğeri de haritaya bakıp gideceğim yerlerin hayalini kurmak. Büyüyüp de hayatımın yönünü seçmeye karar verdiğimde, İstanbul Üniversitesi Pedagoji bölümüne girdim.  Ama gönlümde tasarımcı olmak vardı. Okulum sırasında tasarım eğitimleri de alınca, mezun olur olmaz tasarımcı olarak çalışmaya başladım. Yıllar içinde tekstil dünyası bana güzel imkanlar sundu. Birincisi, tasarım yapmanın yanında, bir çok değerli markayı yönettim, yerli ve yabancı bir çok müşteriyle çalıştım. Farklı kültürden, bir çok insanla tanıştım. Diğer bir imkan ise, gerek fuarlar, gerek müşteri ziyaretleri, gerekse alım yaptığım ülkeler dolayısıyla bana çok yeri gezme, görme imkanı verdi. Tüm bu seyahatlerim sırasında fotoğraf makinem hiç elimden düşmezdi. Zaman içinde fotoğrafçılık eğitimleri alarak, hem makinelerimi, hem de bakış açımı değiştirdim. Şimdi ise seyahat etmek ve fotoğraf çekmek en büyük tutkum. Yıllar içinde pek çok ülkede, pek çok şehir gezme şansım oldu. Kanada, Kızılderililerle birlikte bir belgesel çektim. İz Tv’de ‘Unutulmuş Bilgelik’ adıyla uzun süre yayınlandı. Gezdiğim tüm bu yıllar içinde güzel hatıralarım birikti. Şimdi bir yandan gezmeye devam ediyorum, bir yanda da  hatıraların ve bilgilerin paylaşıldıkça bir anlamı olduğuna inandığım için, bunları morvaliz.com isimli blogumda, ayrıca Sabah Gazetesi Tatil ekinde ve farklı turizm sitelerinde de elimden geldiğince paylaşıyorum.

Mor Valiz Blogu ortaya nasıl çıktı?

Mor en sevdiğim renktir. Eşyalarımın da çoğu mordur. Ve sürekli seyahat ettiğim için ( bavulumun mor olduğunu söylememe gerek var mı bilmiyorum 🙂 ), bloğum için isim ararken, arkadaşlarım önerdiler. Ben de sevdim. Sloganım  ise ‘Dünya benim evim!’!. Bu slogan beni çok anlatıyor. Çünkü her yerde kendimi oraya ait hissediyorum. Sanki hep orda yaşadım ya da bundan sonra hep orda kalacağım gibi. Bloğumda, daha önce de belirttiğim gibi, hem hatıralarımı, hem de önerilerimi anlatıyorum. Yolculuklarımda başıma sürekli bir şeyler gelir, ki bence bu olaylar onları sıradan olmaktan çıkarır. İşte bloğumda bu anılarımı ve seyahatlerim sırasında edindiğim bilgileri, hem unutmamak, hem de paylaşmak adına yazıyorum.

Bugüne kadar kaç ülke gezdiniz ve en beğendiğiniz yer neresi oldu?

Bugüne kadar 30 ülkede, 150’den fazla şehir gezdim. Ama en sevdiğim yer için bir tane ile yetinemiyorum. Nepal, Rio ve Lizbon en sevdiklerimden. Nepal’in inanılmaz bir enerjisi var. Katmandu son derece kalabalık ve pis olmasına rağmen, belki tapınakların ve insanların inanca bağlılığı yüzünden çok mistik. Ne yazık ki depremde bir çoğu yıkıldı. Deprem sonrası görmedim ama hala aynı enerjiyi yaydığına inanıyorum. Chitwan ve Pokhara ise, Katmandu’dan çok farklı. Kendinizi çok rahat hissediyorsunuz. Dünyada sanki bir tek orası var ve hiç dert yok.

Rio ise enerjisini insanlarından alıyor. İki yaşındaki çocuğun bile plajda dans ettiğini görüyorsunuz. Lizbon ise, sımsıcak bir duygu veriyor. Çini kaplı evleri, Akdeniz havası, deniz mahsullü yemekleri ile harika.

Ufukta yeni bir seyahat var mı?

Geçen hafta Sicilya’dan geldim. Bu hafta sonu Atina’ya gidiyorum. Mayıs ayı içinde Ordu ve Adana seyahatlerim olacak. Haziran’da Amerika planım, Temmuzda ise uzun zamandır listemde olan İspanya’nın Endülüs bölgesi Sevilla, Cordoba, Malaga bölgesini 12 gün gezeceğim.

Seyahat edeceğiniz yerleri neye göre belirliyorsunuz? 

Uçak şirketlerinin kampanyalarını takip edip, uygun bilet bulmak seyahatimin ilk belirleyicilerinden oluyor. Farklı kültürler tanımayı seviyorum. Yöresel etkinlikler ve festivaller ilgimi çekiyor. Dolayısıyla özellikle o tarihlerde uygun uçak bileti bulursam önceliğimi bu rotaya veriyorum. 

Önümüzdeki 19 Mayıs ve Ramazan Bayramı tatilleri için yurtiçi ve yurtdışı önerileriniz olacak mı?

19 Mayıs tatili, bahar aylarına denk geldiği için hem yurt içi, hem de Avrupa son derece keyifli olacaktır. Yurt içinde, Ege ve Akdeniz bölgesi, baharın daha renkli yaşandığı yerler olduğu için öneririm. Yurt dışında ise, yakın ve vizesiz Avrupa ülkeleri kısa ama keyifli bir kaç gün sunabilir.

Ramazan Bayramı ise, yaklaşık on gün olacağından uzak rotalar tercih edilebilir. Artık ülkemizde de seyahat tercihlerinde, farklı destinasyonlar var. Vietnam-Kamboçya, Nepal, son zamanlarda çok popüler olan İran, Peru gibi istikametler en az on gün gerektirdiğinden, bu tatil değerlendirilebilir.

Son olarak röportajı okuyan takipçilerimize neler söylemek isterdiniz?

Seyahat, hayatımdaki en büyük tutkum. Dünyanın farklı köşelerini görmek, farklı kültürleri tanımak beni çok heyecanlandırıyor. Dünyamızdaki güzelliklere, gezdikçe ve gördükçe daha da aşık oluyorum ve bu güzellikleri de yazı ve fotoğraf ile paylaşmaya çalışıyorum. Seyahat edip, yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, insanın ufkunu açıyor. Her şeyi daha farklı bir gözle görmeye başlıyorsunuz. Uygun biletler bulduğunuzda seyahat etmek sanıldığı gibi pahalı değil. Uygun yerlerde kalarak oldukça ucuza seyahat etmek mümkün. Herkesin algısı gezmek pahalıdır yönünde, ama bu doğru değil. Dünya bize verilmiş bir armağan ve keşfedilmeyi bekliyor. Tavsiyem herkesin bütçesinde ve hayatında seyahate yer ayırması.

1 comment

  1. Pingback: Otelz.com'da benden ufak ufak... ~ MORVALİZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir