derya-korkmaz
Röportaj

Keşif Perisi Blogu Yazarı Derya Korkmaz Röportajı

Yemek ve lifestyle blogu Keşif Perisi’nin kurucusu ve yazarı Derya Korkmaz ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, bize biraz kendinizi tanıtabilir misiniz?

İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler Tanıtım mezunuyum. 9 yıl büyük emekler vererek kurumsal hayatta çalıştıktan sonra yaklaşık 1,5 yıldır www.kesifperisi.com sitem aracılığı ile yeme-içme organizasyonları,seyahatler ve butik turlar yaparak markalara tanıtım, danışmanlık ve sosyal medya konusunda destekler sunmaktayım.

Seyahat etmek yeni yerler keşfetmek benim için bir yaşam tarzı bunu aynı zamanda sevdiğim bir iş olarak da yaptığımı söyleyebilirim.

Blogun ortaya nasıl çıktı?

Sanırım İletişim okuyan tipik bir ikizler burcu olunca ister istemez; yeme-içme, yeni lezzetler, mekanlar, yeni yerler, ülkeler ve şehirleri keşfetme çabaları kendiliğinden filiz veriyor bloggerlık ile tanışmam tam bu aşamada gerçekleşti, o filizler blogum sayesinde çiçeğe dönüşüp zamanla farklı mekanlar, tatlar ve güzel dostluklar olarak meyvesini vermeye başladı. İnsanlar genelde kendi gibi olan insanlarla birlikte olmaktan haz alırlar, bende kendim gibi olan yaşamaktan, farklı bir tattan, yeni yerler keşfetmekten, farklı bir mekanlardan hoşlanan farkındalığı olan insanların arasında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.Blogumun adını belirlerken birçok isim arasında gidip-geldim ama en son yeme-içme seyahat, keşif ve lifestyle tarzına uyabilecek ‘’kesifperisi’’ isminde karar kıldım.

Bugüne kadar kaç ülke gezdiniz ve en beğendiğiniz yer neresi oldu?

Bugüne kadar 9 ülke ve buralarda bulunan birkaç şehri gezme fırsatım oldu. Beni etkileyen yerlerden biri Paris oldu. Dev bir demir yığını olarak tabir edilen Eyfel Kulesi sanat ve tarihle birleştirilip ancak bu kadar ihtişamlı bir hale getirilebilirdi. Notre Dame Katedrali’nin gotik mimarisi de oldukça büyüleyiciydi. Ayrıca Dubrovnik, Montenegro (Karadağ) unutamadığım masalsı seyahatler arasında yer alıyor. Ayrıca yakın zamanda ziyaret ettiğim tarihi yapısı,denizi, yemekleri ve insanlarına hayran kaldığım Yavru Vatan Kıbrıs’ımızın güzelliğini de unutmamak gerekir.

Ufukta yeni bir seyahat var mı?

Yakın zamanda son 1,5 ay içerisinde yurtiçi ağırlıklı olmak üzere yurtdışı seyahatlerim oldu. Bildiğiniz gibi, ülkemizdeki siyasi sorunlar sebebiyle turizm de duraklama dönemindeyiz bu nedenle  yurtiçi seyahatlere biraz daha ağırlık verdim. Ülkemizdeki tatil beldeleri ve buralarda bulunan otellere daha çok uğrayıp yurtdışındaki insanları Türkiye’de tatile teşvik etmek, ülkemizdeki vatandaşlarımızı da kasvetli hava dan azıcık olsa da uzaklaştırmak ve yeni yerler keşfetmelerini sağlamak için elimden geldiğince katkıda bulunmaya çalışıyorum. Zaten yaz geldiğinde ülkemizdeki denizler, her türlü avantaj sunan birçok seçenekli oteller bizler için bulunmaz bir nimet oluyor. Yaz  sezonunda yurtiçi seyahatlerim devam edecek bunun yanında kısa bir yurtdışı planı daha yapmayı düşünüyorum.

Seyahat edeceğiniz yerleri neye göre belirliyorsunuz? 

İlk olarak bir blogger olarak içerik toplama kısmına önem verdiğimden çarpıcı fotoğraflar çekebileceğim ve beni etkileyen yerlere gitmeyi uygun görüyorum. İkinci olarak da genellikle mağdur olmamak için pahalı bile olsa mevsime uygun seyahat etmeye özen gösteriyorum.

İlk defa yurtdışına çıkacak gezginler için önerileriniz var mı?

İlk önerim nasıl olursa olsun biran önce yurtdışına çıksınlar. Hatta çekinenler için garanti olsun diye ilk seyahatlerini tur ile gerçekleştirebilirler, ikincisinde kendi rotalarını belirleyerek gittikleri ülkenin halkına karışarak farklı kültürleri deneyimleme şansı yakalabilirler.

Önümüzdeki Ramazan Bayramı tatili için yurtiçi ve yurtdışı önerileriniz olacak mı?

Ramazan bayramı tatili için, öncelikli ülkemiz denizleri ve sonrasın da Yunanistan harika birer destinasyon olacaktır. Ülkemiz de ilk tavsiye edeceğim yerler arasında Ege kıyılarında Bozcaada, Akdeniz de Kaş yer alıyor, her ikisi de doğasına ve lezzetlerine aşık olduğum tatil beldelerinden ve mutlaka görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunların yanında Kıbrıs, Antalya, Bodrum, İzmir gibi şehirlerimizde Ramazan Bayramı için ziyaret edilmesi gerekenler şehirler arasında yer alıyor.

Son olarak röportajı okuyan takipçilerimize neler söylemek isterdiniz?

Hep çok sevdiğim bir Bosna atasözü var ‘’Seyahat için tek engel kapı önündeki eşiktir’. Zamanımız çok kısıtlı hayat bitmeden yepyeni ülkeler, şehirler, kültürler ve yeni insanlar tanımaya fırsat yaratın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir